*** Atatürk uyduramadık, Menderes verelim / Engin Ardıç
Oraycığım, güzel güzel tartışıyorduk, gene araya "memleket meseleleri" girdi... Yani şu "büyük Türk filmi" özleminin de bir memleket meselesi olduğunu anlasalar memleket kurtulacak ama...Benim gibi "müseccel karamsar" bir adam "bu iş olmaz" deyince sen de konuya sünger çektin galiba...İşin matrağı, bu büyük Türk filmi tartışmasında sinemacılardan tık yok! Herhalde akşamları Çiçek Bar´da Türkiye´nin doğalgaz sorunu tartışılıyor artık!Bak aklıma ne geldi... Konunun batı seyircisi için ilginç olması gerektiğini saptamıştık ya... Bu elbette "bir köye ilk kez televizyon gelmesi" de değil, "yürekleri iyilikle dolu sevimli kapkaççılar" da olamaz.Bir zamanlar bir "Adnan Menderes filmi" projesi vardı...Hatta, Menderes´i oynaması için Andy Garcia düşünülmüştü. Senin deyiminle çok "zekice" bir buluştu bu, Atatürk´ü Ed Harris´e oynatmak kadar uygun bir seçim. Lorca´ya, Modigliani´ye cuk oturan Garcia çok iyi bir Menderes de olacaktı.Fakat proje bizim sinemacıların boyunu da enini de aşıyordu tabii. Para çıkışmadı. Hele Andy Garcia´nın "yıldızlığı" tutup işi helikopter istemeye falan vardırınca, "Alyon Sokak´ta Onbir Osman´ın kahvesinin önünden kalkan lumpen minibüsüyle sete giden oyunculara" alışmış Yeşilçam esnafı apıştı.Acaba bu konu canlandırılamaz mı?Kefere ilgilenebilir. İçinde umutsuz aşk da var, ayaklanma da var, darbe de var, mahkeme de var, idam da var.Senaryoyu yazacak olsam, kemiklerinin naylon torba içinde İmralı´dan getirilmesiyle küt diye başlar, jeneriği ondan sonra girerim. Jenerik bitince geriye döner, Yassıada´ya giderim. Sonra "flashback içinde flashback´lerle" ellili yıllara uzanırım.İyi bir yönetmen, 28 Nisan olaylarını da, mahkemeyi de, idamı da nasıl çekerdi, tasavvur edebiliyor musun? Motorun içinde bir adadan öbür adaya gidişleri, Normandiya çıkartmasından aşağı kalmazdı.Gel "casting" yapalım. Suzan Hanım´ı, yaşı fazla ilerlemiş olmasaydı Joan Collins´e oynatırdım... Refik Koraltan için, hani şu Göring de oynamış olan Brian Cox´u düşündüm... Gerard Depardieu de uyar... Berrin Hanım, hayatta olsaydı Jessica Tandy... Şimdi belki Frances Mac Dormand... Peki ya Ayhan Hanım? Elbette Ava Gardner ama... Günümüzde herhalde Monica Bellucci.Fatin Rüştü Zorlu, Liam Neeson... Hasan Polatkan, Christopher Walken...Metin Toker´i Savaş Dinçel´e oynatalım, ne de olsa ortak yapım... İsmet İnönü´yü de oynar, hem de iyi oynar. Gönül Yazar´ı gene Gönül Yazar oynayacak, Müzeyyen Senar´ı da Müzeyyen Senar, çünkü aradan geçen kırk beş-elli yılda hiç yaşlanmadılar. Sevim Çağlayan için Banu Alkan´ı düşünüyorum. Çok isterse Cemal Gürsel´i de Tarık Akan´a oynatabiliriz! Fakat Alparslan Türkeş, azıcık gençleştirerek, Christopher Lee!Peki Zeki Müren´i ne yapacağız? İşte orada şiştik.Acaba diyorum, Türk zenginleri böyle bir film için ellerini ceplerine atmazlar mı?Diyelim, "kendini eski Demokrat Parti´ye ve de bugünkü DYP´ye yakın hisseden" gazeteciler, örneğin Tercüman´dan bozma Bugün Gazetesi, ya da Internethaber sitesindeki arkadaşlar bir kampanya başlatmazlar mı?Süleyman Demirel de "sembolik" bir katkıda bulunsa mesela... Ne şık olurdu...Bu film Türk bürokrasisinin gene hoşuna gitmeyecektir. Fakat bir Atatürk filmine karışacakları kadar karışmayacaklardır da...Hayır Oray, kimse tınmayacak. Bu film yapılmayacak.Beyza Zapsu´nun ne şekilde namaz kıldığı daha önemli.Biz de seninle karşılıklı otuz bir çekiyoruz aslında. Olsun, onun da ayrı bir keyfi vardır.
Engin Ardıç http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=25310,10,2