Şuanki Zaman: 07-30-2010, 01:35 PM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



mourrons pour des idées, d'accord, mais de mort lente
Yazar Mesaj
clémentine
Ağzı var, konuşuyor
**


Mesajlar: 25
Grup: Registered
Katılım: Jan 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
mourrons pour des idées, d'accord, mais de mort lente



mehter takımı gibi bu yazı; bir yazıyorum iki siliyorum.
mehter takımı gibi benim büyüyüşüm; bir ilerliyorum iki yapmam dediğim yanlışları yapıyorum.
şehir şebekesinden hallice ruh halim; 60 hz frekansta, +/- arasında dalgalanıp duruluyorum.

karanlık bir mağaradayım sanki. sabah gözümü karanlıkta açıyorum. bütün gün floresanlarla aydınlanan bir yerde çalışıyorum. dışarı çıkıyorum yine karanlık. her yer, her zaman karanlık. mağaradan çıkıp ışığı bulmak istiyorum.

büyüyorum şu sıra. ikinci ergenliği geçiriyorum. eskisinden kolay ve zor oluyor. kendime acımıyorum 10 sene önceki gibi. başarısızlıktan korkup yapmamaktansa, deneyip çuvallamayı göze alıyorum.

artık bir ayağı kırık sandalyelerde oturmaya çalışmıyorum. söküyorum o kırık ayağı, yerine sağlam bir ayak çakıyorum.

unutmaya çalışarak geçirmiyorum vaktimi, hatırlayıp dersimi almaya bakıyorum. file benzeyen hafızamın bela değil nimet olduğunu düşünüyorum artık.

yapmak istediklerimi yapmak için, neden bunca zaman beklediğimi sormuyorum artık kendime. en azından gün içi sorgulama döngülerimde bu yok. yapmadımsa ben yapmadım başka şeyler yaptım diyorum. hiç bir şey yapmadan da geçirebilirdim yılları yine de aferin derdim kendime diyorum.

artık bir şeyi istemekle, ona ulaşmanın, ulaşmaya çalışıyor gibi yapmakla gerçekten çabalamanın ayrı şeyler olduğunu biliyorum.

artık kendimden kaçamıyorum.

nereye saklansam buluyorum kendimi. kulağımdan çekip çıkarıyorum. yemezler diyorum kendime. yemezler yürümeye devam. ölürüm yapamam diyorum, öl ama yavaş olsun diyorum kendime.

içim kan ağlıyor bazen. kanmıyorum. gülüyorum. "sen sabahları hep böyle neşeli mi olursun" dendiği sabahlarda genelde uyumamış ve içim yıkılıyor oluyor. dışım lunapark gibi eğlendirirken, içimde fırtınalar kopuyor. hayır, sahtekar değilim. biliyorum ki ben eğlendiremezsem kimse beni eğlendiremez. kendi kendimi eğlendiriyorum.

artık saklamıyorum kendimi ilgisiz susuşların arkasına. arada kaldığımı biliyorum. olması beklenenle olanın birbirine uymadığını ve ortaya karışık benim çıktığımı biliyorum. aradaydım diyorum, arafta. ne gidebiliyordum ne kalabiliyordum. bunu saklayıp bir yerlerdeymiş izlenimi veriyordum. ne yalan! ben burdayım. arada, herşeye ve herkese mümkün olan en eşit uzaklıkta.
yapmak istediğim tek şey, yolumda yürümek. bir yere varmak değil önemli olan, sadece yürümek.

*ölmek ideallerin için, kabul, ama yavaş bir ölüm...

(fotoğraf: 2005 nisan 18, yalova. bunca zamandır hem çekip hem de sevdiğim 3-5 fotoğraftan biri.)

01-03-2008 03:19 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS