Şuanki Zaman: 01-09-2009, 12:37 AM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



Ae fond kiss - Duygudan da Öte
Yazar Mesaj
G.B
Ağzı var, konuşuyor
**


Mesajlar: 26
Grup: Registered
Katılım: Jan 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
Ae fond kiss - Duygudan da Öte

İngiliz filmleri sinemalara geldiğinde kaçırmamaya çalışıyorum. Hem İngiliz oyuncularını sevdiğim hem de İngilizlerin aksanlarına bayıldığım için gelen her İngiliz filmini izlemeye çalışıyorum.

Bu hafta da sinemalara benim aslında pek tanımadığım ama toplumsal konuları ele alışıyla oldukça meşhur olduğunu bildiğim Ken Loach'un Müslüman bir Pakistanlı ile Katolik bir İrlandalı kadın arasındaki aşkı anlattığı film gelince hemen gidip gördük.

Casim (Kasım olsa gerek) 40 yıl önce İngiltere'ye göç etmiş Pakistanlı bir ailenin tek oğlu. Bir ablası(Rukshana) ve bir kız kardeşi (Tahara) var. Sonradan öğrendiğimize göre ablası üniversite eğitimi almış olmasına rağmen daha muhafazakar. Kız kardeşi ailenin en asi çocuğu. Casim ise DJ'lik yapacak ve bir gece kulübü açma hayalleri kuracak kadar modern ama Pakistan'daki teyzesinin kızı ile alesinin isteği üzerine nişanlanacak kadar gelenekçi bir çocuk.

Casim, Tahara'nın okuduğu Katolik okulunun başarılı müzik öğretmeni Roishin ile tanışınca işler karışıyor. Roishin ile romantik bir ilişkiye giren Casim, ailesini küçük yaşta kaybeden ve 19 yaşında bir evlilik yapan Roishin'e nişanlı olduğunu ancak İspanya'da ailesinden gizli bir tatil kaçamağı yaparken gerçirdikleri tutkulu bir geceden sonra söyleyebiliyor. Tabii Roishin kendisinin evlilik öncesi son bir bekarlık macerasına alet olduğunu düşünmekten kendisini alamıyor. Casim önce ailesinin isteklerine uymaya karar veriyor ama sonra kızkardeşi Tahara'nın ailesine yaşadıkları şehir olan Glasgow'dan uzakta hem de onların istediği meslek olan tıp yerine gazetecilik okuyacağını söylediği gün fikir değiştiriyor. Evden ayrılıp Roishin'le birlikte yaşamaya başlayınca, Casim'in ailesi oğullarını, yarının ne olacağını bilmediği bu ilişkiden ve kendisini belki de iki ay sonra eski sevgilileri arasına katacak bu beyaz kadından ayırmak için duygu sömürüsü dahil çeşitli yöntemler denemeye başlıyorlar.
Bence burada yönetmenin başarısı, Pakistan'lı ailenin Batılı değerlere son derece zıt tutuculuğunu anlamaya çalışması. Loach, Casim'in ailesinin tepkisini basit bir bağnazlık olarak algılamıyor; ailenin İngiltere'de yaşadığı dışlanmayı ve Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılması sırasında atlattığı travmayı davranışlarının açıklaması olarak ortaya koyuyor. Bu arada kendi toplumunu bu tür bağnazlıklardan münezzeh sanan Roishin evlilik dışı ilişkisinin çalıştığı okuldaki geleceğini tehlikeye attığı görünce kazın ayağının öyle olmadığını anlıyor. Burada özellikle Roishin'in görüştüğü Katolik rahibin performansına dikkat çekmek isterim: Birkaç dakika süren bu sahne filmin en etkileyici sahnelerinden biri.

Filmin başarılarının yanında kusurları da var tabii. Bunlardan en önemlisi filmi beraber izlediğim Mehmet ve Ayşe'nin benden önce dikkat ettiği şu nokta: Casim ile Roishin'in aşkı biraz hızlı ilerliyor. Casim'in, ailesini kaybetmek pahasına mücadele edecek kadar aşık olduğuna inanmak zor. Zaten Casim hiçbir zaman güçlü bir karakter olarak ortaya çıkmıyor. Sürekli gelgitler yaşayan bir genç. Ayrıca her ne kadar Roishin'i oynayan Eva Birhtistle iyi bir oyuncuysa da yaptığı bazı şeylerin empati uyandırması zor: Örneğin işini kaybettiğinde Casim'in gitmesine izin vermediği sahnede insanı sinir ediyor. Ama belki de bu, Loach'ın iki sevgiliyi mükemmel olmayan karakterler olarak çizme isteğinden kaynaklanmış olabilir.

Film, aslında daha önce defalarca anlatılmış bir öyküyü anlatıyor. Hatta bizim ülkemizin insanları için bu hikaye çok daha tanıdık. Ama yine de şu iki noktayı anlatmada çok başarılı: 1. Çocuklarınızı son derece kozmopolit bir ülkede yetiştiririken onların sizin geldiğiniz kültüre kendiniz kadar bağlı olmasını bekleyemezsiniz. 2. Aşkta ve evlilikte garanti yoktur.Bir ay da sürebilir, bir ömür de. Ama yarın bitebilir diye hiçbir şeye başlamamak insan doğasına uygun birşey değil.

Not: Filmdeki iki aşk sahnesi biraz fazla ayrıntılı. Biz yüzümüzün kızarmasına engel olamadık. Filme gitmeyi düşünenler bunu göz önüne almalı.

01-03-2008 01:21 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS