Şimdi milliyetçilik bayrağı altında Ermeni düşmanlığı yapanlara şunu sormak isterim:
"Malazgirt Savaşı'nı Türklerin Ermenilerle birlikte kazandığını biliyor muydunuz?
Bu Malazgirt savaşı da ne menem bir savaşmış arkadaş yahu. Yakında bu savaşta Türklerin olmdığını bile söyeleceklerdir. Ben önceleri bu savaşı Alparslanın kazandığını sanıyordum, Sonraları Kürtler ile Bizans arasındaki bir savaşa alparslanın sonradan müdahale ettiğini ve yine Kürtler olmasa hayatta kazanamayacağını duydum, şimdi de Ermeniler sayesinde kazandılığını duyuyorum.
Allah aşkına; hadi Kürtleri anladım, müslüman bir halk, Hristiyan olan Ermeniler, henüz tarihte bir birliktelik yaşamadıkları hatta belki de yeni karşılaştıkları Türklerin yanında neden Hristiyanlara karşı savaşmış. Çok saçma...
"İstanbul'un alınmasında Ermenilerin yaptığı kahramanlıklardan haberiniz var mı?
Bir zamanlar hiç var olmadığı söylenen ulubatlı hasan Ermeni çıkacak sanırım.
"Çanakkale'de Mustafa Kemal'in yanında savaşan Ermeni askerlerin adlarını biliyor musunuz?
Bir ülkede yaşayan insanların hepsi o ülke için askerlik yapmak ve gerektiğinde savaşmak zorundadır. Bu vatandaşlık bağının ve ekmek yenen toprağa vefanın bir gereğidir. O savaşta Yahudiler de vardı. Cephe arkasında köy basıp, katliam yapanlar da aynı milletten değil miydi?
Şunu anlayamıyorum, kimse milyonlara rağmen 10'ları 100'leri genellemezken, birileri neden 3-5 ile milyonları genellemeye çalışır??
"Atatürk'ün bugün kullandığımız alfabeyi Ermeni dil bilgini Agop Martayan'a hazırlattığını ve sonra ona Dilaçar soyadını verdiğini biliyor muydunuz?"
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde bir çok Ermeni üst düzey devlet görevlerinde bulunmuşlardır. Vatandaşlık sahibi olan herkes eşit haklara ve imkanlara da sahip olmuştur.
Elbette hazırlatıldığını söylediğiniz alfabe sıfırdan oluşturulmuş bir alfabe olmayıp latin alfabesinin ta kendisidir. ö, ç, ve ü harfleri bir çok avupa dilinde kullanıldığı şekli ile alınmıştır. Ğ, Ş, ve I harfleri ise yine daha önceki benzer dönüşümlerde kullanılmış karakterlerdir. Çok özür dileyerek ben de sormak istiyorum, Latin alfabesine geçmek nasıl bir dil açmak'tır yoktan var olan bir alfabenin kabulünün neden sıfırdan bir dil yaratmak gibi yansıtılmaya çalışıldığını anlayanınız var mı?
Son bir soru:
Bir Ermeni dostuna bu soruları soranın, Alparslan Türkeş olduğunu biliyor muydunuz?
O Türkeş'in, 600 yıllık Türk-Ermeni dostluğunu diriltebilmek için Ermenistan Devlet Başkanı Petrosyan'la buluştuğunu, Ermeni askerlerin Azeri topraklarından çekilmesi şartıyla Ermenistan'la diplomatik ilişki kurulmasını savunduğunu ve 1915'te ölenlerin anısına, Türk-Ermeni sınırına bir anıt dikilerek Ermenistan'a bakan yüzüne Türkçe, Türkiye'ye bakan yüzüne Ermenice "Verdiğimiz acılardan dolayı üzgünüz" diye yazılmasını bile düşündüğünü biliyor muydunuz ?
Ermeniler elbette yüzyıllarca barış içinde yaşadığımız bir halktır, ve 1915 yılındaki 3 aylık bir dönem haricinde hiç bir dönemde aramızda husumet olmamıştır. Ne yazık ki ermeniler bazı tahriklere ve teşviklere kanarak kullanılmışlardır. Fakat hala bunu kabul etmekten imtina ederek düşmanlık etmektedirler. Dahası bir çok yeni nesil ermeni bu uydurmaları gerçek tarih olarak görmekte ve bir Türk düşmanı olarak yetiştirilmektedir.
Gereksiz, ve sırf başkalarınnın emellerine hizmet edecek bir düşmanlığı bitirmek için yapılacak her türlü girişim takdire şayandır. Bunu yapan kişinin çok milliyetçi bir hareketin önderi olan Türkeş gibi bir insan olması da daha anlamlıdır.
Bütün bunları Sanki varlığımızın ve sahip olduğumuz değerlerin müsebbimi ermenilermiş gibi lanse etmek son derece gereksiz ve mantıksız olduğu gibi, Türk - Ermeni sorununa hiç bir katkısı olmayacağı da muhakkaktır.
Sorunların çözümü, el uzatmakla olur. Örneğin Baku-Tiflis-Ceyhan ve Baku-Tiflis-Kars projelerinin Gürcistan yerine Ermenistan üzerinden geçirilmesi bu barışın kaçırılmış Trenleridir bence.
Son olarak bir soru da benden;
birileri bir gün, "yukarıdakilerin hepsini yazanın (Can Dündar) bir Ermeni olduğunu biliyor muydunuz?" diye sorsa şaşırır mıydınız?
Sizi bilmem ama ben şaşırmazdım.