Mümkün olduğunca Türk Hava Yolları uçaklarına binmeme kararımdan sonra, hızlı trene binmemeye de gazetelerden bir tanesinde çıkan haberden sonra karar vermiştim.
Bu habere göre trenin hızını artırma nedeni yol güzergahında belirli bölgelere dikilen gözcülermiş.
Meğerse trenlerin yavaş gitme nedeni bazı noktalarda büyük ve küçükbaş hayvanların trenin önünü kesmesiymiş.
O 'hassas bölgeler' tespit edilmiş ve yönetim oralara yol boyunca gözcü ekipler koymuş.
Mevsimlik işçi olarak çalıştırılan bu insanlar oralarda çadırlarda kalıyorlarmış ve trenin geçiş saati yaklaşınca da yola çıkıp ray üzerinde durmakta olan, yaklaşan büyük ve küçükbaş hayvanları 'kış kış' diyerek kovuyorlarmış.
Bunu okuduğum an o trene katiyen binmemeye karar vermiştim anında.
Burası benim hayallerimde bile olabileceğini düşünemediğim abuklukları resmen yapabilen bir ülke.
Son kaza bugün Türkiye'nin nasıl yönetilmekte olduğunu net olarak gösteren bir olaydır.
Olayda AKP iktidarını tanımlayan birçok özellik bir arada görülmektedir.
1890 yıllarından kalma rayların üzerinde giden trenin önüne çıkan hayvanları kovarak 'hızlı tren' yarattığı masalını bu ülkeye anlatan ve çoğunluğu da bu yalana inandıran bir iktidar mevcuttur bu ülkede.
Ellerini attıkları her işte göstermelik davranışlarda bulunuyorlar esas sıfır kalıyor, sonuçta siz iktidardan kaynaklanan bir sürü afra tafraya muhatap oluyorsunuz, asıp kesiyorlar ama yine sonuçta sıfıra sıfır elde var sıfır
Modern kafanın anlayamayacağı inanç bağları tanımlamışlar kendilerine, bu bağları nedeniyle modern dünya kurumlarının başına işten anlamayan ve nihai analizde işi Allah'a bırakabilen yeteneksizleri getiriyorlar.
Ve ben inanıyorum ki bu ülke Başbakanı'nın bir TCDD daire müdürünü bile görevden aldırmaya gücü olmayabilir çünkü o müdür kendi kafalarında kurulmuş olan tuhaf inanç bağlantıları hiyerarşisinde Başbakan'dan yüksek düzeyde olabilir.
Cumhuriyet döneminde bin bir güç şart altında kurulan ve bir yerlere çabalarla getirilen bütün kurumlar insan yeteneksizlikleri nedeniyle bir bir çökerken bu iktidar kendi eşlerinin başörtü sorununu dünyanın en önemli meselesi olarak algıladı.
Türk eğitim sistemi tamamen çökmüş, bitmiş tükenmiş, 1 milyon 400 bin genç üniversiteye girememiş, 30 bin küsur insan sınavda sıfır çekmiş, bu yönetim imam-hatip okullarını hayatının en önemli meselesi görüyor.
İlaçları ucuzlattık dediler gidin bakın bakalım eczaneye hangi ilaç ucuzlamış.
Bu iktidar Türkiye'yi avamlaştırıyor, kendisine benzetiyor.
Kasımpaşalılık diye bir şey tanımladılar bu tür şeylerle koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni bir yerlere götürebileceklerini sanıyorlar.
Açıkça söylemek gerekirse bir önceki iktidarlar döneminde onlara büyük muhalefet yapmış, onlardan kurtulmamızda da küçük de olsa bir parçası olmuş bir yazar olarak büyük hayal kırıklığı içindeyim.
Bu insanlara destek vermiştim çünkü kendi iç seslerine, iç dünyalarına yenik düşmeyeceklerini, Türkiye gibi bir ülkeyi yönetirken daha rasyonel olabileceklerini düşünüyordum.
Yanıldığımı görüyorum.
Yapamadılar, kurtulamadılar kendilerinden, etraflarını sarmış olan modern kafaların anlaması mümkün ve gerek de olmayan tuhaf ilişkilerden inanç bağlantılarından.
Sonunda da Türkiye'nin işi Allah'a kaldı bunların elinde.
Kendileri eminim çok rahat ve mutludur bu durumdan ama bilsinler ki bu avam tavırdan müthiş rahatsız olanlar da biraz üzülerek ama çokça da acıyarak bu iktidarı izlemektedir.
Kaybedilen fırsatları, kaybedilen ülkeyi bu yönetimin suratında görmeye başladık biz.
Yazıklar olsun ve vah Türkiye vah.
Bir ülke düşünün, hayvan kovucuları tren yoluna koyup trenin hızını artırıyor, ülkenin Başbakanı 'hızlı trenin' açılışını büyük törenlerle yapıyor, Ulaştırma Bakanı bütün uyarılara kulağını tıkıyor, sonunda olması kaçınılmaz oluyor cinayet işleniyor ve aynı insanlar 'Allah'ın takdiri' diyorlar, aceleyle işi kapatmaya çalışıyorlar.
Ve bu insanların yönetiminde Türkiye Avrupalı olma iddiasında düşünebiliyor musunuz, her gün AB kapısında taviz üstüne tavizler vererek Türkiye'yi belki de kendilerinin bile tahmin edemeyeceği kötü sonlara sürüklüyorlar.
Türkiye'nin bu düştüğü durum beni utandırıyor.
Ama eminim ki halkın çoğunluğu bu iktidardan memnundur çünkü ne de olsa onlar dini bütün insanlar, değil mi?