01-10-2008, 09:40 PM
Şırnak merkeze bağlı Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin 16 Mart 1994 tarihinde bir helikopter ve 2 uçak tarafından bombalanmasının ardından ailelerin bir kısmı Mersin'e göç etmek zorunda kaldı.
Şevket Sümer Mahallesi'ne yerleşen aileler, açligin ve sefaletin içinde yaşam mücadelesi veriyor. Aileler hâlâ olayin etkisinde... Yaşadiklarini anlatirken cümleler yarim kaliyor, kelimeler bogazda dügümleniyor. Adeta bir insanlik trajedisi yaşaniyor, Şevket Sümer Mahallesi'nde...
Mahallenin çoğunluğu Kürt. Mahalleye yerleşenlerin büyük bir bölümü de 1990'larda yaşanan çatişmalarla birlikte gelmiş. Yaşadiklari aci ortak yani...
'Her yerde ceset vardı'
Bombalar köyleri yerle bir ettiğinde Hatice Oygur (Başkurt), henüz 13'ündeydi.
"Uçaklar köylere bombaları atıyordu. Daha öğlen olmamıştı. Çok korktuk. Köye geldiğimizde her tarafta cesetler vardı..." diye anlatıyor o günü. Sonrasını ise anlatamıyor...
Kuşkonar (Gewer) köyüne kayıtlı Hatice Oygur, olay günü ailesinden 8 kişiyi kaybetti. Kardeşi Abdülhadi Oygur ile birlikte annelerinin cenazesine ancak üç gün sonra ulaşabilmişlerdi.
Hiçbir suçları yoktu ama güpegündüz, havadan bombalandılar. Üstelik babaları devlet için 18 yıl muhtarlık yapmıştı...
Köylerinden geriye hiçbir şey kalmadı. Şimdi Mersin'deler. Seyyar satıcılık yapan Abdülhadi Oygur, beş çocuğu ve eşiyle birlikte ayakta durmaya çalışıyor.
Dört çocuk annesi Hatice Oygur, olayın izlerini silmeye çalışıyor...
Elbiselere sarılarak ağlıyor
Felek Başkurt, olay yaşandığı sırada Mersin'deymiş. Bombalamanin ardindan geriye sadece kardeşi kalmiş. Aradan yillar geçmesine ragmen halen diger kardeşlerinin elbiselerine sarilarak agliyor. Acisi yürekleri parçaliyor. Bu bilgileri Abdülhadi Oygur'un eşi veriyor. Çünkü Felek Başkurt konuşamayacak kadar kederli...
Gözlerini hastanede açti
Şirnak'taki bombalamadan en fazla etkilenen ailelerden biri de Benzer Ailesi. Aileden tam 8 kişi hayatini kaybediyor. Şimdi Mersin'de iki barakalı bir evde yaşam mücadelesi veriyorlar.
Bombalama sırasında evde olan Fatma Duşkun, olay gününü şöyle anlatıyor: "Evdeydim. Öğlen olmadan gürültü geldi. Bir baktık ki uçaktan bombalar geliyor. Gerisini hatırlatmıyorum."
Gözlerini Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde açan Fatma Duşkun, eşini ve iki çocugunu kaybediyor. Yaşadiklarini anlatirken zorlaniyor. Çünkü hâlâ bombalarin izlerini taşiyor vucüdunda..
Fatma Duşkun şimdi, eşinin kardeşi Mehmez Gezer'in yanında, iki çocuğuyla birlikte hayat kavgası veriyor.
DAVA SİL BAŞTAN
Bombalamanın ardından, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın PKK tarafından yapıldığını iddia ederek, soruşturma başlattı. Daha sonra "Terör" suçu kapsamına alınan dosya, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne (Şimdi Agir Ceza Mahkemesi) gönderildi. Ancak Diyarbakir Cumhuriyet Başsavciligi, yillar sonra olayin PKK tarafindan yapildigina dair bir delil bulunmadigina kanaat getirerek, görevsizlik karari verdi. Soruşturma, yeni baştan Şirnak Cumhuriyet Başsavciligi tarafindan yürütülecek. Fakat zamanaşimi tehlikesini unutmamak gerekiyor.
11 YILDIR KAYIP
Şanliurfa'nın Suruç ilçesinde 11 yıl önce askerler tarafından gözaltına alındığı iddia edilen ve kendisinden bir daha haber alınamayan Mustafa Saygı'nın annesi ve çocukları, Saygı'nın bir gün mutlaka eve döneceği umuduyla yaşıyor. Ailenin resmi makamlara yaptığı başvurulardan şimdiye kadar sonuç alınamazken, kayıp Saygı'nın çocukları her kapı çalındığında 'Babamız geldi' diye kapıya koşuyor. Hayvan ticareti yapan Mustafa Saygı, 3 Haziran 1994'te motosikletiyle Suruç'tan, yaşadigi Aşagi Çalik köyüne giderken kayboldu ve bir daha kendisinden haber alinamadi.
OLAYDA YAŞAMINI YITIRENLER
Kuşkonar (Gêwer) köyü: Ömer Kalkan, Mahmut Benzer, Ali Benzer, Nurettin Benzer, Ömer Benzer, Abdullah Benzer, Çiçek Benzer, Ayşe Benzer, Ibrahim Borak, Şerife Yildirim, Melike Yildirim, Şaban Yildirim, Irfan Yildirim, Hunav Yildirim, Elmas Yildirim, Asiye Yildirim, Kerem Yildirim, Fecriye Altan, Haci Altan, Kerem Altan, Mahmut Oygur, Ayşe Oygur, Adil Oygur.
Koçagili (Bisuke) köyü: Huhi Kaçar, Şemsiye Kaçar, Şirin Kaçar, Şehriban Kaçar, Ahmet Kaçar, Fatma Bengi, Ayşe Bengi, Huri Bengi, Fatma Bedir, Asiya Erdin, Hatice Bayi, Hazal Kiraç, Zahide Kiraç.
Şerif Karataş
Şevket Sümer Mahallesi'ne yerleşen aileler, açligin ve sefaletin içinde yaşam mücadelesi veriyor. Aileler hâlâ olayin etkisinde... Yaşadiklarini anlatirken cümleler yarim kaliyor, kelimeler bogazda dügümleniyor. Adeta bir insanlik trajedisi yaşaniyor, Şevket Sümer Mahallesi'nde...
Mahallenin çoğunluğu Kürt. Mahalleye yerleşenlerin büyük bir bölümü de 1990'larda yaşanan çatişmalarla birlikte gelmiş. Yaşadiklari aci ortak yani...
'Her yerde ceset vardı'
Bombalar köyleri yerle bir ettiğinde Hatice Oygur (Başkurt), henüz 13'ündeydi.
"Uçaklar köylere bombaları atıyordu. Daha öğlen olmamıştı. Çok korktuk. Köye geldiğimizde her tarafta cesetler vardı..." diye anlatıyor o günü. Sonrasını ise anlatamıyor...
Kuşkonar (Gewer) köyüne kayıtlı Hatice Oygur, olay günü ailesinden 8 kişiyi kaybetti. Kardeşi Abdülhadi Oygur ile birlikte annelerinin cenazesine ancak üç gün sonra ulaşabilmişlerdi.
Hiçbir suçları yoktu ama güpegündüz, havadan bombalandılar. Üstelik babaları devlet için 18 yıl muhtarlık yapmıştı...
Köylerinden geriye hiçbir şey kalmadı. Şimdi Mersin'deler. Seyyar satıcılık yapan Abdülhadi Oygur, beş çocuğu ve eşiyle birlikte ayakta durmaya çalışıyor.
Dört çocuk annesi Hatice Oygur, olayın izlerini silmeye çalışıyor...
Elbiselere sarılarak ağlıyor
Felek Başkurt, olay yaşandığı sırada Mersin'deymiş. Bombalamanin ardindan geriye sadece kardeşi kalmiş. Aradan yillar geçmesine ragmen halen diger kardeşlerinin elbiselerine sarilarak agliyor. Acisi yürekleri parçaliyor. Bu bilgileri Abdülhadi Oygur'un eşi veriyor. Çünkü Felek Başkurt konuşamayacak kadar kederli...
Gözlerini hastanede açti
Şirnak'taki bombalamadan en fazla etkilenen ailelerden biri de Benzer Ailesi. Aileden tam 8 kişi hayatini kaybediyor. Şimdi Mersin'de iki barakalı bir evde yaşam mücadelesi veriyorlar.
Bombalama sırasında evde olan Fatma Duşkun, olay gününü şöyle anlatıyor: "Evdeydim. Öğlen olmadan gürültü geldi. Bir baktık ki uçaktan bombalar geliyor. Gerisini hatırlatmıyorum."
Gözlerini Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde açan Fatma Duşkun, eşini ve iki çocugunu kaybediyor. Yaşadiklarini anlatirken zorlaniyor. Çünkü hâlâ bombalarin izlerini taşiyor vucüdunda..
Fatma Duşkun şimdi, eşinin kardeşi Mehmez Gezer'in yanında, iki çocuğuyla birlikte hayat kavgası veriyor.
DAVA SİL BAŞTAN
Bombalamanın ardından, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın PKK tarafından yapıldığını iddia ederek, soruşturma başlattı. Daha sonra "Terör" suçu kapsamına alınan dosya, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne (Şimdi Agir Ceza Mahkemesi) gönderildi. Ancak Diyarbakir Cumhuriyet Başsavciligi, yillar sonra olayin PKK tarafindan yapildigina dair bir delil bulunmadigina kanaat getirerek, görevsizlik karari verdi. Soruşturma, yeni baştan Şirnak Cumhuriyet Başsavciligi tarafindan yürütülecek. Fakat zamanaşimi tehlikesini unutmamak gerekiyor.
11 YILDIR KAYIP
Şanliurfa'nın Suruç ilçesinde 11 yıl önce askerler tarafından gözaltına alındığı iddia edilen ve kendisinden bir daha haber alınamayan Mustafa Saygı'nın annesi ve çocukları, Saygı'nın bir gün mutlaka eve döneceği umuduyla yaşıyor. Ailenin resmi makamlara yaptığı başvurulardan şimdiye kadar sonuç alınamazken, kayıp Saygı'nın çocukları her kapı çalındığında 'Babamız geldi' diye kapıya koşuyor. Hayvan ticareti yapan Mustafa Saygı, 3 Haziran 1994'te motosikletiyle Suruç'tan, yaşadigi Aşagi Çalik köyüne giderken kayboldu ve bir daha kendisinden haber alinamadi.
OLAYDA YAŞAMINI YITIRENLER
Kuşkonar (Gêwer) köyü: Ömer Kalkan, Mahmut Benzer, Ali Benzer, Nurettin Benzer, Ömer Benzer, Abdullah Benzer, Çiçek Benzer, Ayşe Benzer, Ibrahim Borak, Şerife Yildirim, Melike Yildirim, Şaban Yildirim, Irfan Yildirim, Hunav Yildirim, Elmas Yildirim, Asiye Yildirim, Kerem Yildirim, Fecriye Altan, Haci Altan, Kerem Altan, Mahmut Oygur, Ayşe Oygur, Adil Oygur.
Koçagili (Bisuke) köyü: Huhi Kaçar, Şemsiye Kaçar, Şirin Kaçar, Şehriban Kaçar, Ahmet Kaçar, Fatma Bengi, Ayşe Bengi, Huri Bengi, Fatma Bedir, Asiya Erdin, Hatice Bayi, Hazal Kiraç, Zahide Kiraç.
Şerif Karataş