TRY

Tam Versiyon: clémentine=b.
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
"biyolojik evrimin oluştuğuna ilişkin kanıtlayıcı tipik örnek XV. yüzyılın başlarında küçük bir adaya bırakılan tavşanlarda gözlenmiştir. tavşanlar avrupadan getirilmişti. adada diğer bir tavşan türü ve getirilen tavşanların düşmanları olmadığı için, getirilen tavşanlar anormal derecede çoğaldılar ve 400 yıl sonra Avrupadaki akrabalarından tamamen farklı yapılar kazandılar. öyle ki büyüklükleri ve renklenmeleri tamamen değişti ve gece avlanmaya başladılar. en önemlisi atalarıyla bir araya geldiklerinde artık çiftleşip yeni bir döl meydana getirmiyorlardı. yani, yeni bir tür özelliği kazanmışlardı." biyoloji kitabı / sf295

yukarıda okuduğunuz ya da oıkumaya dayanamayıp geçtiğiniz paragraf benim 2007 öss'ye çalışmayı bırakmamı sağlamış paragraftır. hayır biyolojiden nefret etmiyorum. bilakis en sevdiğim bilim dalıdır.

o beynimi yaktığım gün, S. master tezini teslim etmeye gitmiş, hocasının icazetlerini dinliyordu. ben de onu bekliyordum. yan masadan ilginç melodiler geliyordu. kulak bu kabarıyor.

bugün, S. aldığı 3 aylık uzatma neticesinde son kez jürinin karşısına çıktı ve artık yüksek lisans mezunu bir insan. bugün yine aynı yerde bekleşirken, bu sefer yan masalardan melodiler değil tuhaf görüntüler geliyordu.

ben de gün bugündür dedim. hakkaten bugündür. ders çalışmaya başladım. ne tuhaftır ki pazar günü bilgisayar öğretmeni olmak istemediğimi cümle aleme duyurdum. oturdum kendime başka bölüm aradım, aramanın beyhudeliğini bile bile. sonra döndüm yanımda hezeyanımı izleyen insanlara, elimdeki su bardağını içinde başka bir şey varmışcasına sallayarak;

"yok,
anladım yok,
çok döndüm, çok dolaştım yok
en güzeli senin gözlerin
gözlerin çocukluğumuz kadar güzel,
gözlerin kalan ömrümüz kadar derin"
dedim.

aşka geldim sandılar. hayır. çaresizce lisans mezunu olmak istiyorsam okumak zorunda olduğum bölüme söylüyordum bu şiiri... zira çocuk yaşta (13) verdiğim salak kararın acısını yüreğimin dibinde hissediyordum. ayrıca bizim aşkımız uzatmaları geçen sene oynamış, artık skor belli olmuş, centilmenlik adına el sıkışıp kümelerimize dönmenin vakti gelmişti. (bu cümle mantıksal hatalarla dolu ama uğraşamayacam, silerim bir ara)

velhasılı...

18 haziranda beklenen olursa lisans diplomamı avrupa tavşanlarına hediye edecem.

filhakika:
*çocukluğumdan beri adımın anlamını açıklamaktan yorulmuştum. gerçi hep yarım ağız söyledim. neyse. eternal sunshine of the spotless mind'da clementine'in anlamının "merhametli" olduğunu duyunca, eş anlamlı olduğunu keşfetmiştik. bugün belgeledik. adım B. ve Clementine aynı anlama geliyor. asıl, alt, yan ne kadar anlamları varsa aynı. hayatımda ilk kez bir şeyi tutturmuşum. tebrikler.

*biyoloji kitabı gözüme ince gözüktü.

*notre dame de paris okuyorum, müzikalini dinliyorum. iyi halt ediyorum.

*prison break başlıyor.

*başka diyecek bişiyim yok.
Referans URL