TRY

Tam Versiyon: "Düşmanlığı Düşmanlıkla Örtmek.." - Ahmed Varol
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Kaynak : Habervakti.com
http://www.habervakti.com/yazarlar/devam...dyazar=102

ABD yıllardan beridir düzenli bir şekilde yıllık terör raporları yayınlamaktadır. Bu raporlarla, hedefe yerleştirdiği ülkeleri ve oluşumları yıpratma amacıyla terör olgusundan yararlanıyor. Bu raporlardan aynı zamanda terörü kendi terörist faaliyetlerinin üstüne örtü çekmek, saldırganlığını meşru ve haklı göstermek için yararlanmaktadır. Bu raporların onun açısından en önemli yanı ise, kendisini bu konuda dünya çapında hakem kabul ettirmesidir. Raporları siyasi tavırlarıyla da desteklediğinden ve buralarda mahkûm ettiklerine uluslar arası çapta ceza uygulamaları getirilmesi için baskılara başvurduğundan hakemliğini bir üst yargı mekanizması gibi işletme imkânı elde edebilmektedir. Bu yüzden özellikle devlet yönetimleri ABD"nin terörü destekleyen ülkeler listesine alınmaktan çekiniyorlar. Oysa bu liste gerçekte terörü destekleyen ülkelerin değil, ABD ile uzlaşmayan, ona mutlak teslimiyetle teslim olmak istemeyen ülkelerin isimlerini içermektedir.
ABD yönetimi terör konusundaki hakemlik iddiasını şimdi "anti-semitizm" yani Yahudi düşmanlığı alanına taşımak istiyor. Bu amaçla anti-semitizme karşı mücadele iddiasıyla yıllık raporlar hazırlama kararı almıştı. İlk raporu da ABD Dışişleri bakanlığı adına 5 Ocak 2005"te yayınladı.
Raporun içeriğine bakmadan önce amaçlarından ve arkasında duranlardan biraz söz etmekte yarar var.
Raporun öncelikli amacı düşmanlık temelli bir politikaya dayanak oluşturmaktır. Yani düşmanlığı gerekçelendirmek için düşmanlık iddiasından yararlanılıyor. ABD son dönemde izlediği siyasetinde İslâm ve Müslüman düşmanlığını kendisine bir temel çizgi olarak benimsemiştir. Fakat bunu şimdiye kadar belli bir dine ve o dinin mensuplarına yönelik düşmanlık olarak yansıtmaktan çekindi. Onun yerine yukarıda da zikrettiğimiz üzere terör olgusundan yararlanmaya ve bu amaçla sanal terör merkezleri oluşturarak onların etrafında fırtınalar koparmaya çalıştı. Ama işin gerçeğinde yıpratmak istediği İslâm inancı ve Müslüman kimliğidir. İşte bu kimliği yıpratmak amacıyla şimdi kademeli bir şekilde İslâm ve Müslüman karşıtlığını da su yüzüne çıkarmaya çalışıyor. Ancak bu konuda kendisine malzeme ve gerekçe oluşturabilmek için bir başka "din düşmanlığı" olgusundan yararlanmak istiyor. Bunu başarabilmek için de din düşmanlığı konusunda da terör olgusunda kullandığı metoda başvurmak istiyor. Bunun için de önce kendisini hakem tayin etme ve bu sıfatıyla raporlar düzenleme yoluna gitmiştir.
Burada ikinci önemli bir amaç da işgalci Siyonistlere yönelen tepkilerin üzerine gitmenin gerekçelerini oluşturmaktır. Siyonist saldırganların Filistin topraklarındaki hâkimiyetleri gayri meşru olduğu gibi burada sürekli iğrenç katliamlar düzenlemekte, ölçü tanımayan vahşet sergilemektedirler. ABD, daha önce yaptığı açıklamalarında Siyonistlerin vahşi saldırılarını gerekçelendirmek için "nefsi müdafaa" iddiasını kullanmaya çalıştı. Ancak bu iddia Amerikan emperyalizmini daha da gülünç duruma düşürdüğü gibi tarafgirliğini de iyice açığa çıkardı. Bu durum karşısında, tepki gösterenlere: "Siz neden İsrail"in gerçekleştirdiği katliamlara karşı çıkıyorsunuz? Onun insanları kuzu gibi kesmeye hakkı var ama sizin buna tepki göstermeye hakkınız yok" demekte zorluk çekiyor. İşte bu yüzden Siyonist saldırganlara yönelen tepkilerin üzerine gitmek ve tepki gösterenleri töhmet altına sokabilmek için "anti-semitizm" temelli yeni stratejiler geliştirmeyi tercih etti. Bu amaçla aynen terör konusunda olduğu gibi anti-semitizm konusunda da yıllık raporlar hazırlama kararı verdi. Şimdi bu raporlar vasıtasıyla anti-semitizm yani Yahudi düşmanlığı ile İsrail düşmanlığını aynı kefeye koymak ve böylece İsrail karşıtlığına, Siyonist katliamlara yönelen tepkilere gözdağı vermek istemektedir. Zaten bu amaç, raporun içeriği incelendiğinde de gayet bariz bir şekilde kendini hissettirmektedir.
Anti-semitizm konusu, yıllardan beridir Siyonistlerin "mazlumiyet" esaslı politikaları için temel malzeme oluşturmaktadır. Dünya genelinde böylesine geniş çaplı bir şekilde gündem oluşturması da bu yüzdendir. Ne zaman Siyonistlerin iğrenç tutumlarına ve vahşi katliamlarına karşı bir tepki dalgası yükselse Siyonist lobiler hemen anti-semitizm duvarını devreye sokarak yükselen dalganın kendilerini kuşatmasını önlemektedirler. Şimdi ABD söz konusu raporlarıyla bu lobilerin çalışmalarına devlet korumalı bir uluslar arası boyut kazandırmak istiyor.
Müteakip yazımızda raporun arkasında kimlerin olduğu ve içeriği hakkında bilgi vermeye çalışacağız, inşallah.
Referans URL