Şuanki Zaman: 12-05-2008, 05:24 PM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



Bakmayın yazılarıma sinmiş hüzne..
Yazar Mesaj
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
Bakmayın yazılarıma sinmiş hüzne..

Gidene soramadığımdan, kalanın ıstırabı daha çok sandım. Hiç ihanete uğramadığımdan da değil; yarası her zaman taze, birkaç hançerle dolaştım durdum sırtımda; hem öfkelendim, hem anlamsız geldi kızmak.

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne.... Her şeye rağmen, şanslı biriyim ben! Hiç ağlamadığımdan değil; çok akıttım gözyaşımı içime... Hiç kaybetmediğimden değil birini... Çok yandım ciğerimden; baktığım her yere, sevdiklerimin yüzünü kazıdı hasret... Yıldızlarla doluydu gökyüzüm; kapkara bir boşluk bıraktılar kayanlar... Bir daha asla dolduramadım.

Herkesten farklı değildi başımdan gelip geçenler....
Herkes kadar ağladım, herkes kadar yandım.
Acısız olmuyordu ki hayat!
Ağlamaktaydı bereket, yağmurda ıslanmadan yeşermiyordu ki toprak!

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne...
Mutlu bir çocuktum ben!
Kalabalık bir ailenin sevgisiyle büyümüştüm. Bir sürü arkadaş, bir sürü oyun; kuyruğuna tutunmuştum kırmızı bir uçurtmanın...
Hayat hep veriyordu, alacağı günleri hiç düşünmemiştim.

Sancılıydı ilk gençlik!
Şimdiki hüzünlerimle, o zamanları karşılaştırdığımda, çocukluk deyip geçiyorum.
Ah, nerdesiniz 17’lik dertlerim!

On yedimde başlamıştı hayatla kavgam.
Artık sadece, tartışıyoruz.


Acıya alıştığımı söyleyemem hala; hele, nasır tuttuğunu kalbimin...
Unutmayı becerdiğimi de söyleyemem; asla unutamadım, kusurluydu hafızam; almayı biliyordu da silmeyi, asla!
İyi ki hatırlıyorum!

Yaşamımdan çıkanlara kızmıyorum; öğrettikleri her şey için minnettarım.
Bir zamanlar, doyasıya güldüğümüz içindi uğurlarken akıttığım göz yaşlarım... Paylaştıklarımız kadar değerliydiler.
Paylaşamayacaklarımızın adıydı hasret!
İhanete de alışamadım elbette; ama, edenlere de eyvallah!
Kir tutsa da kin tutmaz yüreğimiz.
Az şey sayılmaz, utanmayı bilmeyenden öğrendiğim;
sırf bu nedenle bile affedebilirim.

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne....
Şanslı biriyim ben!
Mükemmel bir anne-baba; harika kardeşlerimle;
hem büyük, hem mutludur ailem!

Eski-yeni fark etmez; hem köklü, hem sınanmıştır dostluklarım!
Kolay yere gelmez sırtım; ne yaparsa yapsın, kolay vazgeçmem hayattan!

Kokladığım gülleri, teker teker solduracak biliyorum.
Asla hazır olamayacağım acıya; ama, çekmeyi de öğrendim artık.
Bütün duyularım açık, elimde suyum, yüreğimde umut, güllerimin yanındayım.

Az şey midir, biteceğini bildiğin bir hayatı
son nefese kadar paylaşmaya hazır olmak.
Ve baş kaldırmak ölüme, sonsuza kadar, sevip hatırlayarak...

Zaman bir değirmen; keder girer, hüzün çıkar kapıdan...
Ben de toy girip, olgun çıktım içinden....

06-18-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #2
Hüzün Kokusu

Sevdalar neden bu kadar hüzünlü. Hayat mı yoksa başlı başına hüzün. Yine havada hüzün kokusu insanın içini yakan, koku duyusunu tırmalayan pis bir koku bu. Yine yalnızlık yine hüzün var canımı acıtan. Hava bulutlu tıpkı benim duygularımın üstüne çöken bulut gibi. Bu sabah yeni doğan güneşle dertleşmeyi denedim. Ama o da aniden benimle beraber hüzünlendi gökyüzü kararıverdi. Birden gece oldu ortalık. Dinledim saatlerce yalnızlığımı dinledim. Ve daha çok dertlendim. Seversin sevilirsin ama yine bir gün yalnız kalıverirsin gerçeğiyle baş başa kaldım. Ağır geldi bu yalnızlık. Sevip te sevilip te yalnız kalmak canımı acıttı. Bağırmak istedim ama birileri beni duysun diye, bağırdım avazım çıktığı kadar ama benden daha çok bağıranlar vardı kimse beni duymadı. Ağlamak istedim her şeye inat gökyüzü başladı ağlamaya ağladığımı da gören olmadı. Dinledim saatlerce içimin sızısını dinledim. Yalnızlığımı dinledim. Çok şeyler anlatan bir sessizlik vardı havada. Tek hissettiğim yalnızlığım çaresizliğim çıkmazlarım ve gözlerimden akan yaşların yanaklarımda can vermesiydi. Konuşmak istedim hissetmek istedim ama yalnızdım yoktu yanımda sevdiğim. Geçen her saniye çok şey anlatıyordu sevdanın yalan olduğunu hayatta herkesin yalnız olduğunu anlatıyordu. Tek yoldaşım bulutlar ve hoyratça savuran rüzgar oldu. Karar verdim bırakıyorum hasretimi yağmurlara yıkasın diye. Yalnızlığımı çaresizliğimi rüzgara teslim ediyorum çok ücra diyarlara götürsün diye. Ücralara götürsün ki kimse görmesin yalnızlığımı ve çaresizliğimi. Teselli verircesine savruluyor rüzgar. Sanki emaneti teslim alıyor. İflas etmiş duygularımı, hayata küskünlüğümü yalnızlığımı şu yalan dünyada tek başıma kalmışlığımı teslim ediyorum rüzgara. Yenildiğimi kabul ediyorum. Yoruldum savaşmaktan nedenleri araştırmaktan kovalamaktan. Yoruldum yalnızlığı yaşamaktan. Hep tut ellerimi bırakma beni demekten yoruldum. Sevdayı var etmeye çalışmaktan yoruldum. Yorgunluğumla birlikte kendimi de bırakıyorum rüzgara. Beni nerede bırakırsa güneşin nerede doğmasına izin verecekse o güneş beni nerede ısıtacaksa beni oraya götürmesine izin veriyor ve takılıyorum rüzgara. Boran olsa da kasırgalar kopartsa da benim içimde ki yaşanan fırtınalar kadar şiddetli olmayacağına göre teslim oluyorum bu rüzgara. Benden tek kalacak hüzün kokusu olacak. Mutsuzluğumu kırgınlığımı bırakarak gideceğim. Sana da tek emanetim yıktığım hayallerim olacak..

06-22-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #3
SADAKAT veGÜVEN

Sevgi nedir diyoruz her zaman...
Evet bu soru kimi sevenler için basit ve güzel,kimileri içinde acı ve zordur...
üretmekmiş sevgi,.paylaşmakmış,beraber tüm zorluklara rağmen katlanıp sevmekmiş sevgi.....buraya daha nice güzel ve iyi sözler sığdırabiliriz öyle değilmi?...duyuyorum…evet diyorsunuz…şimdi bana peki neden mişli söylüyorsun bunları diyeceksiniz…ne yani yalan mı diyeceksiniz…..
Evet yalan …evet mişli….
….Temelden bir bina bozulunca veya göçünce bina nasıl harabeye dönüşüyorsa nasıl çöküyorsa,sevgiyi harabeye, yalana, mişe
çeviren,bozulabilen ve göçebilen bir temeli vardır.
SADAKAT veGÜVEN….bu kelimeleri hiç düşünmeden yukarıda sevgi için yazılmış güzel sözcükleri yeniden yazabilir misiniz…. eminim yine mişli olurdu yazdıklarınız.

Veya böyle olurdu bir ihtimal;
Üretmekmiş…. yalan… paylaşmakmış…… yalan….beraber tüm zorluklara rağmen katlanıp sevmekmiş……. yalan…vs..vs… buraya daha bunun gibi daha nice kötü yalanlar sığdırabilriz….güven ve sadakat olmadıkca sevgi yalan……ve dikkat edin sakına bu yalanlara inanıpta benim gibi göçük altında kalmayın!!!!!!!

İşte sevgi nedir sorusuna cevap işte bazıları için böyle acı ve zor oluyor maalesef…..

06-22-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #4
Ynt:Bakmayın yazılarıma sinmiş hüzne..

.güven ve sadakat olmadıkca sevgi yalan……ve dikkat edin sakına bu yalanlara inanıpta benim gibi göçük altında kalmayın!!!!!!!

İşte sevgi nedir sorusuna cevap işte bazıları için böyle acı ve zor oluyor maalesef…..
__________________

09-22-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
choosen
Yorumcu
****


Mesajlar: 424
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #5
Ynt:Bakmayın yazılarıma sinmiş hüzne..

Kir tutsa da kin tutmaz yüreğimiz.
Az şey sayılmaz, utanmayı bilmeyenden öğrendiğim;
sırf bu nedenle bile affedebilirim.



çok güsel olmuş eline sağlık......

09-25-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS