Şuanki Zaman: 12-05-2008, 05:51 PM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



Barolar Birliği: Atatürk’e bakışımız açık
Yazar Mesaj
Aenodin
Düşünce Özgürü
***


Mesajlar: 242
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
Barolar Birliği: Atatürk’e bakışımız açık

Zaman Gazetesi’nde yer alan “Barolar Birliği Atatürk’ü anayasadan çıkarmış” iddiasına, Barolar Birliği Başkanı Av. Özdemir Özok, Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu’ndan tepki geldi.




Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Özdemir Özok, Barolar Birliği’nin yıllardır Atatürk’e ve Atatürk devrimlerine bakışının ortada olduğunu belirterek, yeni hazırladıkları taslak için, “Zaman Gazetesi gibi Atatürk hayranı olup da bizim Atatürkçülüğümüzden kuşku duyan sıkı Atatürkçülere de yanıt olarak gayet dikkatli bir metin hazırlıyoruz” yanıtını verdi.

Türkiye Barolar Birliği’nin 2001 yılında hazırlanan anayasa taslağıyla ilgili olarak, “AK Parti’nin hazırlattığı taslaktan daha ileri adımlar öngörülüyor” denilen gazete haberinde şu iddialara yer veriliyor: “CHP’li Özdemir Özok’un başında bulunduğu TBB’nin 12 Eylül darbesinin 21. yıldönümünde hazırladığı anayasa taslağında ilginç teklifler yer alıyor. En önemli değişikliklerin başında Atatürk ve ilkeleriyle ilgili bölümler geliyor. 1982 Anayasası’nın başlangıç bölümünde vurgulanan Atatürk milliyetçiliğiyle ilgili bölümler çıkarılmış. Taslakta değiştirilemez hükümlerden biri olan Anayasa’nın 2. maddesindeki ‘Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan’ ibaresi kaldırılmış. Aynı şekilde cumhurbaşkanının ve milletvekillerinin yeminiyle ilgili maddelerde yer alan ‘Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma’ ibaresinin de TBB’nin anayasa taslağında bulunmaması dikkat çekiyor.”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Özdemir Özok ile TBB’nin 2001’deki anayasa taslağı çalışmalarına katılan önemli isimler, iddialarla ilgili olarak NTVMSNBC’ye görüş ve tepkilerini dile getirdi.
Av. Özdemir Özok: (Türkiye Barolar Birliği Başkanı)

BU KONUDA ASLA BİR RAHATSIZLIĞIMIZ YOK
Barolar Birliği’nin yıllardır Atatürk’e ve Atatürk devrimlerine bakışı ortadadır. Bizim bu konuda asla bir rahatsızlığımız yok. O konuda biz Atatürk’ü bir yönlendirici ve bir ışık olarak görüyoruz. Dolayısıyla bizim anayasanın başlangıç hükümlerinde bir paragraf açtık. Atatürk ilke ve devrimlerinden, Atatürk’ün ortaya koyduğu akıl- bilim ve çağdaşlıktan orada bahsediliyor. Ben o günkü komisyonda yoktum. O komisyonda bulunanlar, arkasından anayasa taslağının 186. maddesinde başlangıç hükmünün neyi ifade ettiği açıklamıştır: “Bu anayasanın başlangıç hükmü, bu anayasayı yönlendirici bir hüküm taşır ve anayasaya dahildir” diyor. Dolayısıyla 82 Anayasası’nın “söylem Atatürkçülüğü”nden anayasayı kurtarmak, Atatürk ilke ve devrimlerini gelişigüzel anayasanın çeşitli maddelerine serpiştirmektense, anayasanın genel ruhunu, genel felsefesini, genel çerçevesini Atatürk ilke ve devrimlerininin üzerine oturtup diğer maddeleri sadeleştirmek konusunda, o günkü komisyon karar vermiştir.

TELAŞ ETMESİNLER
AKP’nin anayasa tartışmalarını başlatmasından sonra biz de bir komisyon oluşturduk. Bütün bu eleştirileri de dikkate alarak, yani Zaman Gazetesi gibi Atatürk hayranı olup da bizim Atatürkçülüğümüzden kuşku duyan sıkı Atatürkçülere de yanıt olarak gayet dikkatli bir metin hazırlıyoruz. Zaman gazetesindeki arkadaşlar hiç telaş etmesinler. Atatürk’e gerekli yeri vereceğiz.

ÇOK SIKI BİR METİN YAPACAĞIZ

Çalışmamız bitti ama bir görelim bakalım, hükümet ne gibi bir anayasa taslağı çıkaracak. Ondan sonra biz kendi taslağımızı ortaya koyacağız. Çalışmamız metin olarak bitti ama biz yönetim olarak bu bayramda oturup maddeleri tek tek biz de inceleyeceğiz. Zaman gazetesi mensupları gibi çok sıkı Atatürkçüleri de mutlu edecek çok sıkı bir metin yapacağız.

TBB’nin anayasa çalışmalarına katılan 11 kişilik heyette yer alan Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden de “82 Anayasası’nın başlangıç bölümünde bulunan Atatürk milliyetçiliği ile ilgili bölümler çıkarılmış” iddiasına ilişkin olarak şunları söyledi:


Yekta Güngör Özden: (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı)


“ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI” SÖZÜ BİR 12 EYLÜL SÖYLEMİDİR
Başlangıcı ben yazdım. Başlangıçta “Atatürk ilkeleri ve Türk devrimleri” var. Herkes yanlış konuşuyor. Mustafa Kemal hiçbir konuşmasında devrimleri kendine mal etmedi. “Atatürk ilke ve inkılapları” sözü bir 12 Eylül söylemidir. Bunun doğrusu, “Türk devrimi ve Atatürk ilkeleri”dir. Başlangıca ben bunu koydum. Yalnız içerideki metinlerde bu esas olduktan sonra, bu doğrultuda hazırlandıktan sonra bugünkü ortaya sürülen ‘ısmarlama anayasa’ gibi değil. İçerideki kurallar da buna uygun düzenlendiğinden ayrıca Atatürk adını her maddede anmaya gerek görmemişler.

YAZDIKLARI BOŞ
Barolar Birliği’nin yaptığı çalışma, mesela “bir kira sözleşmesi böyle doldurulur, bir dilekçe böyle yazılır” gibi bir örnek metini kamuoyuna sunmaktan ibarettir. Zaman gazetesi sömürmeye çalışıyor. Yazdıkları boş. Bu anayasa, siyasi bir değişiklikle Meclis’e getirilecek bir metin değil. Öyle olsa yürürlükteki anayasaya uymak lazım. “Hukukçular ve öğrenciler, kamuoyu için bir anayasa yazılsa nasıl olmalı”, TTB’nin hazırladığı taslak bunun örneği olduğu için 82 anayasasına bağlı, o zorunlulukları içinde bulundurmakla yükümlü bir anayasa değil.


Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu:

SADECE METİNLERDEN, MADDELERDEN ÇIKARILDI, BAŞLANGIÇ KISMINDAN ÇIKARILMADI

Atatürk ilkeleri o metinde anayasanın başlangıç kısmında yer alıyor. Atatürk anayasadan tümden çıkarılmadı. “Atatürk ilkelerine dayanan demokratik cumhuriyet” deniliyor. Dolayısıyla anayasanın başlangıç kısmı bütün anayasayı esinleyen bir metindir. Bu açıdan Atatürk sadece metinlerden, maddelerden çıkarıldı ama bütün anayasanın bir tür felsefi dayanağını oluşturan, esin kaynağını oluşturan, anayasayı yönlendiren başlangıç kısmından çıkarılmadı. Belirgin hale getirildi. Ayrıca mesela 42. maddede “eğitim ve öğretimin Atatürk ilkeleri ışığında yapılacağı” belirtiliyordu. Onu, “laiklik ve çağdaş bilim ışığında” dedik.

ATATÜRK KURUCU BABA, ESİN KAYNAĞIDIR
Bizim açımızdan Atatürk bir kurucu baba olarak, bir esin kaynağıdır. ‘Demokratik cumhuriyet’ deyimini zaten bunun için kullandık. Biz Atatürk’ü artık tartışma konusu yapmamak amacıyla maddelere 12 Eylül Anayasası’nda olduğu gibi ikide bir koyma gereği görmedik ama şimdi yapılan anayasa taslağında Atatürk’e bakış açısının tamamen farklı olduğu bile söylenebilir.

Yani bizim anladığımız Atatürk ilkeleri, laiklik ve çağdaş bilim ışığında olmak. Dolayısıyla Atatürk çıkarıldı derken; Atatürk’ün çıkarılmış olması anti-Atatürk bir durumdan, Zafer Üskül’ün söylediği gibi ‘ideolojisi bulunmayan’ bir anayasa metni hazırlamaktan ziyade, çağdaş bir anayasada bulunması gereken temel ilkeler ışığında yeniden bir düzenleme yaptığımızı söyleyebilirim.

Bu yaptığımız çalışmayı ben hala savunuyorum. Tabii ki bir uzlaşma metniydi, benim katılmadığım hususlar olabilir ama kollektif çalışmaların kaderi budur. Ama genel çerçevede ‘değişmez hükümlerden çıkardılar’ diyorlar. Anayasa hukukunda yorum yapmak için bir miktar teknik bilgiye sahip olmak gerekir. Biz zaten anayasayı yeni baştan yazdığımız için yeni baştan yazılan anayasada mevcut anayasanın ‘değişmez’ hükümlerine dokunulmama kuralı yer almadığından, 82 metninin de çağdaş anayasa ilkelerine aykırı olduğu belli olduğundan, tabii ki o kısımları da yeniden yazdık.


Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu:

Taslak çalışmasına yalnızca iki kez katıldığı halde adının taslağı hazırlayanlar arasında yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, “Anayasanın her maddesinde Atatürk’ten söz ederek Atatürkçü olunmaz”; “Gerek 1992’deki TÜSİAD metninde, gerekse Barolar Birliği’nin 2001 metninde, başlangıçta Atatürk ilke ve devrimleri, Atatürk’ün Cumhuriyet’in kuruluşunundaki rolü, kuvvetle vurgulanır ve bu anayasada da Atatürk ilke ve devrimlerinin hedefi olan çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmaya yönelik bir vurgulama vardır” dedi.

İLGİLİ YERLERDE VURGULAYALIM DAHA ETKİLİ OLSUN
Anayasanın her maddesinde Atatürk’ten söz ederek Atatürkçü olunmaz. O taslağı hazırlayan arkadaşları da tanıyorum ben. Aynı yaklaşımı TÜSİAD’a hazırlanan taslakta da söyledik. Biz şunu düşündük: 82 Anayasa’sında Atatürk çok yerde; belki 27’nin üzerinde; bazı yerlerde Atatürk ilkeleri, bazı yerlerde Atatürk inkılapları, bazı yerlerde Atatürk ilke ve inkılapları şeklinde geçtiğinden, kafa karışıklığına sebep olan bir durum vardı. Atatürk’ü bu kadar tekrarlamak, Atatürk ilkelerini yüceltmiyor, deyim yerindeyse yalama yapıyor. Bunun yerine ilgili yerlerde vurgulayalım, daha etkili olsun.

VAZGEÇMİŞ DEĞİLİZ
Gerek 1992’deki TÜSİAD metninde, gerekse Barolar Birliği’nin 2001 metninde başlangıçta Atatürk ilke ve devrimleri, Atatürk’ün Cumhuriyet’in kuruluşunundaki rolü kuvvetle vurgulanır ve bu anayasada da Atatürk ilke ve devrimlerinin hedefi olan çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmaya yönelik bir vurgulama vardır. Bu Fransa anayasalarında da böyledir. 58 tarihli Fransız Anayasası 1789 bildirgesine yollama yapar, Cumhuriyet dönemi temel yasalarına yollama yapar. Biz de o felsefeyle Atatürk ilke ve devrimlerine başlangıçta yollama yaparak onu anayasanın temeli haline getirdik. Vazgeçmiş değiliz. Hem TÜSİAD hem de Barolar Birliği raporunda inkılap kanunları bugünkü kanunda olduğu gibi aynen korunmuştur. Bunlardan vazgeçilmiş değil. Her maddede Atatürk ilke ve inkılapları dediğiniz zaman onun gücünü, değerini azaltmış oluyorsunuz. Tekrarlamak değerini yükseltmiyor.

MİLLETVEKİLİ ANDINA ATATÜRK’Ü KOYMAM
Mesela TÜSİAD metninde benim görüşlerime tamamen uymayan görüşler vardır. Çalışma metinleri böyle ortaya çıkar. Aynı şey TBB metinleri için de söylenebilir.
Kişisel cevap verebilirim ben buna. Atatürk ilke ve devrimleri and metninde neden yer almasın? Bence milletvekili andında yer almasın. Bu ülkede yemin ettiği halde Atatürk’e hakaret eden milletvekilleri çıktı. Neden Atatürk’ün adı bu insanların ağzında dolaşsın. Bunu kerhen söylemenin bir anlamı yok ki. Yemin çok özel bir şey.
Anayasanın başlangıcına koyabilirsiniz ama Atatürk’e hakaret eden insanlar bırakın da Atatürk’ün adını anarak Atatürk’e hakaret etmesinler. Bugün çalışmanın içinde olsam görüşüm böyle olur. Milletvekili andına Atatürk’ü koymam. Yemin metnine “Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma” ibaresinin konmama nedeni Atatürk’ü dışlamak değildir. O yemini edip de Atatürk’e hakaret edenleri önlemek içindir.

Kapak pardon kaynak

09-28-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Aenodin
Düşünce Özgürü
***


Mesajlar: 242
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #2
Ynt:Barolar Birliği: Atatürk’e bakışımız açık

Kolpa gazetenin kolpa haberlerinden birisi işte...
Hangi gazeteyi okursun diyen olursa söyleyeyim gazete okumam.
Bir çok internet sitesindeki haberleri takip ederim. Ancak en tarafsız olan Ntvmsnbc olduğu için onu kaynak olarak kullanırım...
Kolpa gazetedir bana göre bir çok insana göre. Sadece süistimal üstüne köşe yazıları yazan yazarların cirit attığı bir gazetedir.
Ödüllüdür evet. Tasarımına bişey demem içeriği kolpadır.
Yoksa biz de bilirdik her gün bir çok köşe yazarının makalelerini yayınlamayı...

09-28-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cemertem
Yorumcu
****


Mesajlar: 661
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #3
Ynt:Barolar Birliği: Atatürk’e bakışımız açık

yazının pek az bölümüne katılabildim, adeta kin kusuyor, nefret bu başka birşey değil. belki de samimi değildir , kafası iyiyken röpörtaj yapmış olabilir. zaman gazetesi ciddi anlamda iyi bir gazete ama bunlar hoş değil...

09-28-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS