Şuanki Zaman: 12-05-2008, 05:24 PM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Sayfa (2): « İlk < Önceki 1 [2] En Son »



Başlıksız Konu
Yazar Mesaj
çeşmi giryan
Ağzı var, konuşuyor
**


Mesajlar: 49
Grup: Registered
Katılım: Dec 1999
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #11
Ynt:Başlıksız Konu

:KOP:Ya sevgili Umut kardeşim bir şey sorsam alınır mısın? Hani şeytanın gör dediği cinsten bir şey... Acaba İngilizceye antipati oluştu da Almanca imza almak daha mı faydalı Türkçe'yi korumaya?:KOP:

Kızmazsın umarım. Her kesin tercihine saygılıyım ama gözüme battı işte.

09-05-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
CoolmanJr
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 983
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #12
Türküz Türk... Türkçemize Sahip Çıkalım



Türkçesi varken, yabancı kelimelerle konuşmak...

Dilin millet hayatındaki tartışılmaz önemi konusu her açılışında, Konfüçyüs’ün “bir milleti egemenlik altına almak için ne gibi bir yola başvurulması” gerektiği yolundaki cevabı düşer aklımıza. Ne demişti hatırlayalım:
"Önce o milletin dilini bozardım..."

Neden mi?

Çünkü insanlar dil ile iletişim kurar. Kelimelerini değiştirir, farklı dillerden yabancı kelimelerle yüklü bir dil inşa ederdim. Kelimeler anlaşılmazsa, cümleler de anlaşılmaz ve insanlar ne denildiğini anlamıyorsa, işte ülke çözülmeye başlamıştır artık.

Dünya hızla “çokkültürlü” bir yapılanmanın olduğu yarınlara doğru ilerliyor. Kimi kültürler bu çokkültürlü katman içinde kendi değerlerini temsil etme durumunda olmayacak belki de. Çünkü tuhaf bir zihin yapısının ürünü olan “Gücün varsa, söyleyecek sözün vardır” sığlığı ile hareket ediliyor. Oysaki güçlü olan söz değil miydi? Sözün gücü vardır, gücün sözü değil!

Gerçek şu ki; İngilizce almış başını gidiyor. Hangi ulus, hangi ülke olursa olsun kıyısından köşesinden bir şekilde İngilizceyle hemhal durumda. Bizde bile İngilizceye rağbet o kadar fazla ki, çoğunlukla gençlerin ağzında kırma/melez bir Türkçe konuşulmaktadır.

Buradan, İngilizce öğretimine karşı çıktığımız gibi bir sonuca ulaşılmamalıdır; aksine, dünya devletleri arasında yer almak isteyen bir Türkiye, dünya insanları ile iletişim kurmak isteyen bir fert, İngilizce bilmek zorundadır. Bugün derdini, dileğini yurtdışında Türkçe ifade etmeye çalışanlar sesini duyuramamaktadır.

Dil bileceğiz… Hem de en iyi şekilde. Ama dil bileceğiz diye de kalkıp güzelim Türkçe kelimelerimizin yerine ucube yabancı kelimeleri de koymayacağız, koymamalıyız… Türkçesi varken İngilizcesine ya da hangi dilden olduğu belli olmayan Frenkçesine sığınan kişilerin “kendini küçük görme” sorunu vardır, diye düşünüyorum. Söylediği iki kelimeden biri yabancı olan ve Türkçe konuştuğunu iddia edenler, neyi kanıtlamaya çalışıyorlar?

İnsanın itibarını, konumunu kullandığı kelimeler yükseltmez; bilakis taşıdığı değerler yükseltir. Bu bağlamda dilimizde Türkçe karşılığı olduğu halde farklı dillerden aparma kelimelerin kullanılması en basit ifade ile “kendini bilmezlik/aymazlık”tır. Yunus Emre, özü ile de sözü ile de kendini bilmesi gerektiğini salık vermez mi insanoğluna: “Sen seni bil seni...”

Özellikle basın-yayın kuruluşlarında, yani medyada sıkça gözlemlediğimiz bu, dil kirliliği değil midir bugünkü insanımızı da aynı günahı işlemeye yönelten? Televizyon izlemede dünya ikincisi ya da üçüncüsü olduğumuz göz önüne alınacak olursa, o nispette de dilimizi katlettiğimiz sonuncuna varabiliriz. Televizyon kültürü ile yetişen çocuklar, gençler ya da akşamlarını televizyon ile dolduran anne, babalar farkında olarak ya da olmayarak kapmış oldukları “yabancı kelime” virüsünü, mikrobunu çevrelerine de taşıyıveriyorlar. Sorumsuzluk televizyon ya da gazetelerde başlıyor. Bu özenti hastası insanların konuştukları Türkçe, halkın konuştuğu arı-duru Türkçe’ye pek benzemiyor. Bir zaman sonra da arı-duru konuşan halk garip karşılanmaya başlanıyor. Neden, çünkü “eski kelimelerle” konuşuyordur.

Televizyonun öğrettiği Türkçe ile yatar kalkar olduk sözün özü.

Bulunduğunuz yeri şöyle bir gezin. İşyerlerinde, özellikle yeni açılan iş yerlerinde, yabancı isim koyma hastalığı almış başını gidiyor. Acıktığınızda oturup döner yiyeceğiniz yerin isminin fast food olduğunu görüyorsunuz. Saçınız uzamıştır, kestireceksiniz ortalık “flash” olmuştur. Yeni çıkan bir kaseti ya da albümü gidip “woom”suz bir yerlerde sormak için boşuna geziyorsunuz. Güzelim Anadolu kelimesi; “Anatolia” olmuş biz uyurken. Halkın yüzlerce yıldır dükkân dediği ve alış veriş yaptığı yerleri birileri “shop”a çevirmiş. Bizim heybetli, asil paşa, olmuş “Pasha”…

Ve daha bir yığın örnek… Showland, showroom, center, bazaar, miss, forewer, travel, elite, strech, class, vokal, bank kelimeleri işyeri ismi olarak kullanıldığına daha “modern”, daha “cool” olmaktadır halkın gözünde her halde. Dilinden utanan, özenti meraklıları oldukça bunun önüne geçilebilir mi?

Gelin bugün bir karar verin ve uygulayın; Türkçesi varken yabancı kelimelerle konuşmaya son verelim.

Aklınızda Bulunsun: Türkçe ile ilgili güzel çalışmaları olan TürkCan Derneğinin (Türkçeyi Canlandırma Derneği) sitesini bir gezin: www.turkcan.org

Öyle deme, böyle de:

Start almak: Başlamak. Center: Merkez. Relax olmak: Rahatlamak. Cv: Özgeçmiş. Okey: Tamam. Trend: Eğilim. Spontane: Kendiliğinden. Link: Bağlantı. Dizayn: Tasarım. Analiz: Çözümleme, tahlil etme. Online: Çevrimiçi. Kriter: Ölçüt, kıstas. Part-time: Yarı zamanlı. Pesimist: Karamsar. Slayt: Sunum. Empoze etmek: Dayatmak. Driver: Sürücü. Bye bye: Hoşça kal.

09-05-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
CoolmanJr
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 983
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #13
Ynt:Başlıksız Konu

Bir Türkçe kelime 17 İngiliz kelimesine bedeldir."

- Afyonkarahisarlılaştıramadıklarımızdanmısınız ?

İngilizce tercümesi:

-Are you one of those people whom we unsuccessfully tried to make
resemble the citizens of Afyonkarahisar?
__________________


bir kaç örnek...

09-05-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
CoolmanJr
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 983
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #14
Ynt:Başlıksız Konu

Yeni baslayanlar için tercume cumlesi :

-Üç cadi üç Swatch saate bakiyorlar. Hangi cadi hangi saate bakiyor?
Ingilizce tercumesi:
-Three witches watch three Swatch watches. Which witch watch which Swatch watch?

Simdi ileri derece tercume cumlesi :

-Üç travesti cadi üç Swatch saatin butonuna bakiyorlar. Hangi cadi hangi Swatch saatin butonuna bakiyor?
Ingilizce tercumesi:
(bunu kendi kendinize sesli okuyun lutfen!)
-Three switched witches watch three Swatch watch's switches.Which switched witch watch which Swatch watch's switch?

artık gerisini siz düşünün

09-05-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Sayfa (2): « İlk < Önceki 1 [2] En Son »
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS