Hersey heran degisirken ayni kalmak... Olagan disi bir efor mu gerektirir? Belki de degil. Degisimin urettigi sonuclar farkedilir bir buyuklukte degilse, hani diyorum ilerleme, gelisme yoksa, hic degilse gerileme yok diye bir avunma varsa asikar bir sekilde... O zaman bayagiliktan bahsetmek gerekiyor.
Dun ile bugun arasindaki fark sadece 24 saatten ibaret oldugunda, yarin umuda yataklik etmediginde, bir SIKINTI basar insanin icini. Gelip gecen zamanin kiymetini bilecek kadar birikimi olanlar daha da bir daralirlar. Biraz daha zeki olanlar birseyler yapmak isterler boyle bir kaybi daha fazla yasamamak icin. Ama gercek dahiler bu tecrubeyi ya hic yasamamis ya da cok az yasamislarimiz arasindan cikar. Onlar siradanligi reddeden, her ani daha ileriye gitmek icin firsat olarak gorenlerdir. Siradanligi tatmamislarin siradan kimseler olmayacaklarini farketmek icin siradisi olmaya gerek yoktur.
Bir de hayatinin bayagilik icinde bosa gecip gitmesine hayiflananlar vardir ki yerden goge kadar haklidirlar. Cunku nasil bir dongu icinde olduklarini bilmelerine ragmen birsey yapmamalari onlari en acinasi sinifa sokar. Hallerine uzulmenin mucizevi bir sekilde durumlarini duzeltecegine inanacak kadar saf degillerdir halbuki. Kendilerini yakinmalarin dogru yonde atilmis bir caba oldugu konusunda kandirmislardir ve bikmadan usanmadan bu yolu takip ederler. Asil tehlike hayatlarindaki diger sorunlarla ayni sekilde mucadele etmeye kalktiklarinda vuku bulur. Ne yazik ki bu davranis tarzini soyle bir silkelenerek ne omuzlardan ne de zihinlerden atma olanagi vardir.
Bayaligi yasam tarzi olarak secmis olanlar ise korku sembolu olmaya adaylardir. Boyle kimseler kacinilmaz degisimden surekli bir tedirginlik duyar, onu durdurmak icin kimi zaman akil almaz riskleri goze alirlar. Degisimin her insan icin urkutucu bir tarafi oldugu dogrudur ancak bu dusunce tarzina sahip insanlar icin kabusvari bir tarafi oldugunu soylemek pek yanlis olmaz. Cogunlugun parcasi olmanin en guvenilir secim olduguna inanmislardir. Bu yolu secerek digerlerinin gudumune girebilecekleri sezseler de pek orali olmazlar. Belki de sahip olduklarinin sadece bir rastlanti oldugu fikrini hissederler iclerinde ve degisimin ortaya cikarabilecegi gucluklerle mucadele edebilecek ozguvenden yoksundurlar.
Sirf bayagi olmamak adina olmadik cilginliklara girisenler de vardir elbette. Cogu zaman komik duruma dusseler de, kimi zaman tehlikeli olabilir bu insanlar. Farkli olmanin bayagi olmamak icin yeterli oldugunu dusunur bu kesim. Farkliligin turu ya da dogasi ile pek ilgilenmezler. Ve pratik bir zeka ile yapilmis saklabanligin onlari siradisi yapmaya yettigini dusunurler, kendilerinden once ayni mantigi izlemis nicelerine pek aldirmadan.
Surekli ilerleme azminde olanlar, kendilerini surekli gelistirenler ise olagan ustu sonuclara ulasmasalar da bayaligi asmis insanlardir. Insanlik birikimini bu tip insanlara borcludur. Urettikleri ile olmasa dahi yasam tarzi ile medeniyete birseyler katan, bir fark yaratan insanlar boyle sahislardir.