ariel:
kayıp bir kentte bulunmuş esrarlı bir yazı vardı taşa yazılmış
galiba seni sevmiyorum diyor du yazı. yani bütün harflerin dizilişi onu anlatıyor du
sana beni anlatan en uyumlu harfler dizildiğinde bile bir anlam oluşturmuyordu.. benim ise bütün cümlelerim en entellektüel insanları bile ağlatacak nitelikte iyi bir melodram örneğiydi.
milagros:
iki yazıyı yanyana koydum
hiçbir harf hiçbir cümle
birbirini tutmuyor anlamsal bakımdan tamamen
zıt kapılara çıkıyordu
ama yine de ahenkli birşeyler vardı iki yazı arasında
bir baktım ki aradaki boşluklar aynı
ikimizin yazısında da aşk vardı
benimkinin boşluklarını dolduran sendin
seninkini ise bir başkası
ariel:
hani şu kırdığın kapıdan bahsediyorsan yaptırdım onu eskissinden daha iyi apartman boşluklarına attım o yazıları ben boşluk dedim sen doldurdun ama bilemdinki kapı yazılmadı bu yazıda
milagros:
en ağırından yaşadım en ağırından süründüm ama boyun eğmem kokusu var satırlarında
söyle bana arada bi o apartman boşluğuna inip bakmayacak mısın ki o kapıya
kapıcıya dokunma demedin mi geçen gün
atma lazım
o
adam küfür salladı en kabasından ama tabi sana ninnin gibi geldi dimi
ne de olsa attırmadın kapıyı
ariel:
sen bügün öl istersen bileklerini kırmızı ya boya hani o rujun varya dudaklarımızın arasında hep kan kusturdu bana sen öl şimdi istersen...
milagros:
sen ben yaşıyor muyum sanıyorsun ki zaten bu kaçıncı ölüm
rahat rahat öldürmez de adamı bu meret
1000 defa sıkışırsın arada
bilir misin hergün ölüp doğmak zorunda olmayı
ariel:
duymuyormusun sinyali şarjım bitiyor kapanacak yüzüne yazım bir daha arama bu şarsız vakitlerde
daha çok sev beni diye yaptım herşeyi
en güzel melodram örneğini
verdim kasıklarına
milagros:
ilk defa kasıklarımda ölmüştüm ben haberin var mı
ilk defa o zaman öğrendim rahat rahat ölemeyeceğimi