Neden hos olmayan duygular, hisler var hayatimizda? Neden bosa gecmis yillari dusunup keder duyuyoruz? Neden cok istedigimiz bir seyi elde edemeyince hayal kirikligi yasiyoruz? Neden cok eskiden yasanmis utanc verici bir ani akla gelince halen yanaklarimizi kizartiyor?
Insanlar bu ve benzer sorularin objektif yanitlarini iki yuz yili askin bir suredir vermeye calisiyorlar. Psikoloji bilimi tum bu bilinmeyenleri ne kadar yanitlamis, ne kadarini pragmatik sonuclara donusturmustur tartisilir ancak bir cok hususa aciklik getirmis oldugu muhakkak. Genel olarak kabul goren teori ise her duygunun aslinda bir amaca hizmet ettigi yonunde. Asil hedef ise bireyin cevreye en uyumlu hale gelip yasama sansini mumkun oldugunca arttirmasi.
Ornegin havanin kapali ve bulutlu oldugu gunlerde bir cok insanin icine aciklayamadigi bir kasvet coker. Bir teoriye gore magara donemi insani icin boyle gunler gunesli gunlere gore daha tehlikeli gunlerdi: Soguk hava, av bulmanin zor olmasi ve benzeri sebepler magara insani icin kapali gunleri gunesli gunlere nazaran mucadelesi daha zor gunlere donusturuyordu. O yuzden vucut oyle bir mekanizma gelistirdi ki, boyle gunlerde magara adami hicbirsey yapmak istemez oldu, boylelikle yasam sansi artmis oluyordu. Elbetteki gunumuzde durum cok daha farkli ama genlerimize islenmis boyle bir davranis sekli duygularimizda kendini gosteriyor.
Baska bir ornek bir hata yaptigimizda uzunca bir sure uzuntu duymamiz; dengesiz tasindigi icin dusurulup kirilan anneanne yadigari cerceve gibi. Boyle bir durumda uzuntunun hizmet ettigi amaci, gelecekte vuku bulabilecek benzer durumlarda ayni hatayi yapmayi onlemeye yonelik olmasi seklinde gormek mumkun.
Elbette ki bir cok duyguyu boylesine basit bir analizle inceleyip, amac-sonuc iliskisi kurmak mumkun degil. Duygular yillar suren birikimlerin, sorunlarin, etkenlerin yuzeye vurmasi da olabilir. Hele ki psikolojik hastalar icin duygu mekanizmasinin yeterince iyi calismadigi asikar: Ornegin manik-depresif insanlar icin sebepler ve sonuclarin cok daha farkli olacagi ortada.
Yine de bir cogumuz duygularimizin buyuk bir kisminin kokenini tahmin edebiliriz. Hislerimizin bizlere bilinc altindan birseyler anlattigini farkedebiliriz. Bu ayrima varir varmaz, bazi duygularin amaclarina yeterince efektif bir sekilde hizmet etmediklerini gozlemlemek mumkun. Eger duygunun amacini tayin edip, direk o amaca yonelik aksiyon yapilirsa, hem duygunun verdigi olumsuz hava ile mucadele etmek daha kolay olacak, hem de amaca daha bilincli ve daha verimli bir yoldan erismek mumkun olacaktir.
Ornegin bosa gecmis yillarina uzulen bir insan, enerjisi ve motivesini uzulmek yerine onundeki gunlerini mumkun oldugunca iyi gecirmek icin harcayabilir. Bu durumda sadece gecmise bakip uzulmenin pek bir fayda getirmeyecegi asikardir.
Olumsuz bir duygunun soluklarini ensenizde hissettiginizde biraz durup dusunun, bilinc altimin bana anlatmak istedigi nedir diye. Sonra enerjinizi duygunuza degil sorunu cozmeye yogunlastirin, sonuclar sizi sasirtabilir.