Şuanki Zaman: 11-20-2008, 06:56 PM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



Bu acılar..
Yazar Mesaj
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
Bu acılar..

Bu Acılar



Gerçeklerin kıyısında süzülen bir avuç gözyaşı. Hayatımı anlatan kelimeler bütünü işte bu. Her hayal gerçeğe dönüşmeden sadece hayal olarak kalıyor hayatımda. Kurmak istemediğim hayallerimde oldu benim. ama bazen dayanılmaz bir şekilde hayatımı kaplayan kapkaranlık bir keder kurdurdu bana bu hayalleri. Saramayacağım hiç bir bedeni istemedeim aslında hayatımda. Ama her defasında istemeden de olsa bazı şeyler duruma istinaden girdi hayatıma. Duruma istinaden diyorum ama tabii ki benimde bu duruma çeşitli katkılarım olmuştur bunları da inkar etmiyorum. Sevdim. Bazen deli gibi sevdim. Hiç bir şeyi gözüm görmeden sevdim. Hayatımı hiçe sayarak sevdim.


Ne elde ettim diye bile sormuyorum kendime. Elimde kalan sadece ilk cümlede bahsettiğim bir avuç gözyaşı. Hüzün bulutları sardığından beri benim hayatımı ne yana baksam bir acı var yüreğimde artık. Hiç bir zaman mutlu olamayacak hissine kapılmamın sebebi de bu. Bazen yaşamımda çok mutlu günlerimde oldu yalan değil. Ama geneli toplar ve güzellerden çıkarırsak hüzünler daha fazla misafir edildi bu yürekte. Her başlangıcı yeni bir umut sayan, her gönlünü kaptırdığı adamı hayatının en büyükaşkı sanan bu yürek bana eziyet olarak verilmiş bir ceza sanırım.


Çok fazla bir şey beklemedim hayatımdan. Sadece beni sevecek gerçekten yüreğine saracak bir adam hayal ettim hep. Sadece benim olan bir adam... Yüreğimde yanan ateşi benimle birlikte yaşayacak, bana değer verecek bir adam... Çok bir şey değildi oysa istediğim. Bir umuttu benim ki. Yıllarca çekilen acılar ve kederlerin ortasında durup tükenmek bilmeyen bütün sevda yanıklarına iyi gelecek bir aşktı istediğim. Sardığım saracağım bütün vücutlara istinaden tek bir vücut olabilme ihtimali. Kadersiz bir yaşayabilme savaşı. Sarsıldığım her anda yıkılmamak için direnmeme rağmen hayatımın bazı dönemlerinde gerçekten yıkıldım. O kadar üzüldüm ki bazen. Akıttığım gözyaşlarım yüreğimin içine akıp sürekli benim benliğimi eritmeye çalıştı. Kafamı duvarlara vurmak istedim bazen. Vurdumda...


Bazen yumruklar attım duvarlara. Kaderime isyan ederken biri çıktı karşımave duruldum onun gözlerinin buğusunda. Bütün içtenliğimle, bütün kalbimle sevdim onu. Her şeyimi uğruna verebileceğim düşüncesiyle hareket ederkebn yine aynı şeyleri yaşamaya başladım onun gözlerinde. Beni sevmiyordu. Bunu fark ettiğim anda bütün dünyam başıma tekrar yıkıldı, defalarca olduğu gibi. Bir kez daha acıların en büyüğü içimi kaplamıştı. Bir kez daha sarmıştı hüzünler yüreğimi. Kaçıp kurtulmak istiyordum bu sevdadan. Yapamıyordum. Başaramıyordum.


Dur durak bilmez bir yolda, çaresizlik içinde sadece bekliyordum. Sandığım bütün gerçekler, kurduğum bütün hayaller koca bir yanlıştan ibaretmiş. Oysa onun da beni sevdiğini, en azından benden hoşlandığıını düşünmeme yol açan çeşitli hal ve hareketleri vardı bana karşı. Ama yanılmışım. Hiç bir zaman haklı bir cümle kuramamıştım. Gene haksızdım. Tutmak istediğim yaşam pınarımın kıyılarına yaklaşırken birden gemimin rotası değişmişti. Farklı bir sahile götürüyor artık gemi beni. Onun bulunduğu kumsallar yasak bana.


Tutulduğum günden beri yüzüne, gözlerine baktığım anlarda hissettiğim o saf ve temiz duygular geliyor aklıma. Ne kadar yürekten ve temiz duygularla sevmiştim onu. Hayıflanıyorum. Kaçırdığım bu güzel fırsata yanıyorum. Gerçi ben kaçırmadım o kaçırttı. . Kalbimin bir köşesinde onun bir gün gelip de benim yüreğimi isteyeceğini düşünmeden de edemiyorum.


Kafam çok karışık. Artık bir şeylerin sonu gelecek. Ya ben son bulacağım ya da bu acılar...

06-16-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
HİRAA
Düşünce Özgürü
***


Mesajlar: 127
Grup: Registered
Katılım: Jan 1970
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #2
Ynt:Bu acılar..

ACILAR HİÇ Bİ ZAMAN SON BULMUCAK TAM Bİ YARAMI SARDIM DERKEN BİYERDEN BASKASI Bİ YARA DAHA ACICAK MUTLU SONLAR HAYEL OLDU ARTIK ACI YASAMIMIN Bİ PARCASI YA BU ACILAR BİTMELİ YADA BİRİLERİ ARTIK GİTMELİ..........................

06-16-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #3
Ynt:Bu acılar..

Olması gereken oldu.. Gitmesi gereken kız gitti...

06-16-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #4
Ayrilanlar Hala Sevgili..

Yalnızlık Korkusu

Sevdiğimiz eşyayı, dostları yada sevgiliyi.
Sonunda yürekte kalan hep ayni duygu, hüzün...
Çünkü yitirilene alışmışızdır, sevmişizdir, bizimle olan beraberliği keyiflendirmiştir. Çünkü o beraberliğe değer vermişizdir.

Ya o güzelliği yasarken; paylaşımı, keyfi, sevmeyi ve sevilmeyi birlikte hissederken...

Hep korkmaz miyiz? İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmaz mı?
Ya biterse? Ya yok olursa bu güzellik?; endişesi..

Tabii ki bitecek. Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedi mi?
Hep yerine başka başka hüzünlere, mutluluklara bırakmadı mi?

Gene ayni korkular, ayni endişeler...

Peki sahip olduğumuz güzellik için yitirme korkusuyla ağlamak niye? Kime? Ne için ? Biliyor musunuz?

Dökülen göz yaşları sadece kendimiz için..
O değere sahipken de, yitirdiğimizde de..
Çünkü bizi asil korkutan YALNIZLIK..

İçimizde hissettiğimiz o güzel duyguları uzunca bir süre tekrar yaşayamamak..

Özlemek, özlenmek, sevmek, sevilmek, sım-sıkıca sarılmak,
o bedenin canini, kanını hissetmek, sevişmek.. Hangisi kolay vazgeçilir hazlar ki?

Biten aşklarda da, biten ömürde de yanaklarımıza dökülen gözyaşları hep kendimiz için.


Çünkü merkez hep biziz, doymak bilmeyen egomuz..
Ve o egoyu doyurabilmek, hoşnut kılabilmek için ne kadar çok çırpınır dururuz.

Bizim sevdiklerimiz bizi muhakkak sevmeli, özlediklerimiz özlemeli,
doğrularımız her zaman tek doğrudur.

Ya yanımızda ki insan ? Onun egosu ? Arzuları, özlemleri veya usandıkları...

Ne kadar o sevdiğimiz insana karşı fedakarız?
Vermeden neyi ne kadar alabiliriz ki?

Bizler; hep ilişkilerimizde hesap kitap içinde değil miyiz ?
Her zaman denge.. Verdiğimiz kadar alalım, aldığımız kadar verelim hesapları yapar dururuz.

Sonuç YALNIZLIK .

Peki bu kadar yalnızlıktan korkuyor, yaşanılan güzellikleri,
paylaşımı bir daha yasayamamak endişesiyle kaybedeceğimiz
değere ağlıyorsak niye bu kadar ince hesaplar.

O değer bize mutluluk yerine hüzün, kargaşa yaşatıyorsa zaten vazgeçmeliyiz.

Yok eğer yaşamın sıkıntılarından biraz da olsa bizi alıp mutluluk veriyorsa o zaman gözyaşı yerine biraz daha akilci olmak daha doğru değil mi?
Sıkıca, hiç bitmeyecekmiş gibi o güzelliği, huzuru sonuna kadar yasamak varken neden korku??

Bilirsiniz.. Anılarımızda öylesine anlamlı, mutlu anlar vardır ki, kimi zaman onca geçen yıllara değerdir. Tabii ki bu değerler karşılık bulduğunda daha da değer kazanacaktır. ama hep bulamazsın.. (en acılarını yaşatırlar sana..)

Eh iste o zaman bize biraz daha is düşüyor demektir. Daha çok özen...
Çünkü yasam içinde, ayni frekansı yakalamak o kadar zor ki...

Sevgiyi, özlemi birlikte yasamak doyumsuz bir hazdır.
Artık o sevdiğin insan kendin olmuşsundur.
Korursun, tıpkı kendini koruduğun gibi. Üzmekten, incitmekten korkarsın.
Artık hesap, kitap yapılamaz. ; Daha çok vermek vermek istersin.
Çünkü ego vererek de doyumu öğrenmiştir. Çünkü gönlünü ayna tutmuşsundur o sevgiliye. Çünkü yitirme korkusu askı ölümsüz kılar.

Çünkü ayrılmanın da bir vahşi tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil Çünkü

AYRILANLAR HALA SEVGILI..

06-22-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #5
Uslu Kızzz

gidişinde bittim aslında
naasıl olduğuma ve nasıl göründüğüme aldırmaksızın evin uslu kızını oynadım
zayıfken güçlü olanı oynamaya kalktım
Becerdimde hani..
Ama
yordu beni bu gelgitler bir bedende iki hayat yaşamak
can yakarken bile canımı yakmak
En güvendiğin yapmışken karşındakini
İhanetlerle yüz göz olmaK..
hİÇ SAYILMAK..

yalan saymak onca güzen anları
bir seni bildim birde kendimi
(((((seni korumaya çalışırken kendimden olmak)))))
ve her defasında sende kendimi bulmak
zordu işte yalanların ortasında yalan olmak..

06-22-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Manyak Sena=)
Usta Yorumcu
*****


Mesajlar: 806
Grup: Registered
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #6
Değişmelere suskun dudaklarım.

Bir gidişi yaz” dediler, “yazarım” dedim… gitmeleri öğrenmiştim.

Susardı, susardım, susardık, suskularca…..

Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk.
Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar.
Koptuk ve dağıldık her şeye.
Giderken durduramadık birbirimizi.
Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi.
Eğitemedim çocuk kalmış korkularını, yanılgılarını törpüleyemedim. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.

Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın.
Durdurmaya gücün, gücüm, gücümüz yetmedi.
Belki de yoktu, biz var sandık.
İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne.
Sen, bildiğim sen değilsin artık.
Ben, bildiğin ben, değişemem.
Değişmelere suskun dudaklarım.


Şimdi acı, yolunu şaşırmış bir deniz kaplumbağası gibidir yüreğimde.
Şaşkın ama inatçı.
Şimdi sen, adı geçmişte saklı ince bir sızı.
Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz.
Eksiğiz ve yokuz.
Dilsiz ama mutluyuz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Beni dışarıya göndermeyecektin, içerde tutacaktın, arkamdan gidişimi seyretmeyecektin, yollara yürümeyecektim, sesimi gidişlerde yitirmeyecektim. Sesimi geceye vermeyecektin.
Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bak. Sesimi gör yukarıda, ortada bırakılmış tellerimi. Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavra. Geceye bak, sesimi kaydırma.

Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken ama sen herkesin öğrettiğini yineledin.Şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda..

Biz ki geceleri paylaştık, yastığı, şarkıları.
Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri.
Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım galiba.
Nedendir bilmem, eksik kaldık korkulara.
Nutku tutulan gecelerin isimsiz sabahlarında, yanlış ve yangın kaldık.
Geride kalan kırık ezgiler ve yorgun ruhların dansı.

Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.

Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen.
Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini bilen.
Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Konuşmak anlamsız, susmak kalabalık, ayrılık bulaşıcı.
Sevda, kör topal yürüyen bir dilenci gibidir artık.
Seni sevdim ama gönderdin. Gönderilince dönemiyorum.
Ben bir çiçeğim asi yanım, solunca aynı elde açamıyorum.

Susuyorum, susuyorsun, susuyorlar, suskularca….
Bir gidişi yaz, dediler, yazarım dedim.
Gitmeyi öğrenmiştim, kalmayı öğretemediğim kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Gitmeyi giyinmiştim, yakıştırılmıştım veda sözlerine, merhabalara alıştırılamadığım kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Çok gitmiştim, söz gitmiştim, uzun gitmiştim, sesimi duyuramayacak kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazmaya giderken kendimden geçmişim.
Arkama dönüp baktım, sende beni gördüm, el salladım.
Artık çok geç, sendeki ben için çoktan bitmişim !….

06-22-2007 06:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS