bülent geldi. bülent kimdir. bülent benim okuldan arkadaşımdır. bundan iki yıl önce bursaya yerleşti. küçük bir atölyede çalıştı. oranın sorumlusu olarak işe başladı. bir süre benim yanımda kaldı. geçen yaz evlendi. eşi ve kendi ailesi ankaradaydı. dört ay önce ankaraya gitmesi ve hem eşinin hem kendi ailesi ile birlikte yaşamasının gerekliliğine kendisini ikna edebildim ve ankarada büyük bir mağazanın müdürü olarak işe başladı. fakat işler istediği gibi gitmedi. birkaç hafta önce mağazayı kapatmaya karar verdiler, bu hafta ise mağaza tamamen kapatılmış, mallar teslim edilmiş, bülent de arabasını ve listeleri teslime bursaya gelmiş. tüm gün işlerini halletmiş en son beni bırakmış. Gittik bir yerlerde sohbet ettik. neler yapacağından neler yapması gerektiğinden konuştuk. ben onun üzerine odaklanmaya çabalıyorum, o ise benim. bursada neden kaldığımı, beni bağlayanın ne olduğunu soruyor, ben de cevap yok. neler yapıyorsun diyor, bende cevap yok. ben konuyu değiştiriyorum, iştir güçtür kazançtır diyorum, dönüp dolaşıp bana geliyor. En sonunda dayanamadım "-bak! benim sorunum ne işte tatminsizlik, ne gelirim. benim sorunum ayrı. ve çözemediğim sürece benim bu embesil hayatım devam edecek" dedim. dedi. hayır diyemedim. az önce gönderdim kendisini. bülent de gitti. kaldı iki.