Kumanda odasına kurulup; herşeyi, sonu gelmez bir savaş gibi yöneten, rekabetin karanlık karesine hapsolmuş bir deli. Rakipsiz kavgaların esiri. Dışa doğru bükülen ölümlü bir sarmal. Ansızın beliren "sigara iç!" emrine itaat eden, içmeyip karşı gelen ben; neyim ben? Varlığının yakıtı enerjiyi dönüştüren, üreyip evrilen somut bir düzeneğin sınırlarını belirlediği, her biri bir yenisine gebe yorumlar üzerine inşaa edilen, soyut ve güvenilmez bir bina türü müyüm? Tercih hangi yönde olursa olsun, bir süredir buralardayım.
Özgür müyüm?
"Yemek Bul!" emriyle enerji arayan, "Seks yap!" emriyle üremenin koşullarını oluşturan bir köle için güvenli bir soru mudur bu? Özgür bir köle olur mu? Kölenin varlığı da, yazgısı da efendisine bağlı değil midir? Efendi nereye, köle oraya. Yine de, soyut benin özgürlüğü bir kez sorgulandığında, sanki hiç sorgulanmamışcasına unutmak, bir geminin küllerinden yenisini yapmak kadar mümkün ancak.