Şuanki Zaman: 08-22-2008, 07:16 AM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



Depreme Yaklaşımlar - Ahmed Varol
Yazar Mesaj
Haberler
Dinleyici
*


Mesajlar: 7
Grup: Registered
Katılım: Dec 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
Depreme Yaklaşımlar - Ahmed Varol

Kaynak : Habervakti.com (http://www.habervakti.com/yazarlar/devam...dyazar=102)

Kur"an-ı Kerim"de Yüce Allah"ın geçmiş kavimleri büyük afetlerle cezalandırmasına dair kıssalar yer alır. Bunların bazıları zaman zaman insanların başlarına gelen tabii afetler gibidir. Ama çoğu doğal âfetlerden farklı, oldukça istisnai, mucizevi olaylardır. Örneğin Firavun"un ve askerlerinin cezalandırılması önce denizin yarılıp açılması sonra Musa (a.s.) ile adamlarının geçmesinin ardından onları izleyen inkârcı güçleri içine almasıyla olmuştur. Kabe"yi yıkmaya gelenler kuşların attığı küçük taşlarla öldürülmüşlerdir. Diğer kıssaların çoğunda da bunun gibi mucizevi olaylardan söz edilir.
Yüce Allah bir de dünya üzerinde ilâhi sünnet kurmuştur. Bu sünnet üzere zaman zaman depremler, sel felaketleri yahut insanların hatalarından kaynaklanan afetler yaşanabilir. Bu felaketlerin ve âfetlerin her zaman ilâhi cezalandırma olarak değerlendirilmesi isabetli değildir.
Tabii âfetlerin ilahi cezalandırma olarak değerlendirilmesinde genellikle Kur"an-ı Kerim"de geçen cezalandırma kıssalarına kıyaslama yapılmaktadır. Oysa o olayların cezalandırma olduğu hakkında açık deliller vardır. Ama tabii âfetler zikrettiğimiz üzere ilâhi sünnete göre gerçekleşen hadiselerdir. Çünkü Yüce Allah dünyayı ebedi hayat mekânı kılmamıştır. Burası bir geçiş ve imtihan mekânıdır.
Dünyadaki âfetler ve felaketler ilahi uyarılardır. Ama bunun mutlaka bir cezalandırma olduğunu düşünmek doğru değildir. Cezalandırma olduğunu iddia ettiğimizde hem yaratıcı Allah hakkında, hem de felaketin vurduğu insanlar hakkında hüküm vermiş oluruz. Böyle önemli bir hüküm verirken sathi kıyaslara dayanan deliller yeterli olamaz.
İnsan kendi başına gelen musibetler hakkında kendini sorgulasın. Ama başkalarının başına gelenler hakkında hüküm verirken aceleci davranmasın. Çünkü burada bir itham var. Ders çıkarmayı, ibret almayı yeterli görüp Allah"a dua ve niyazda bulunmayı tercih etsin.
Hepimizin de bildiği üzere insanlar içinde en büyük zorluklara katlananlar, musibetlere maruz kalanlar peygamberler olmuşlardır. Demek ki zorluklar ve musibetler her zaman cezalandırma olmuyor. Bazen de insanın azim ve kararlılık imtihanı, zor yükleri göğüsleyebilmesi için manevi ve bedensel eğitim tarzı olabiliyor. Bunların hiçbiri söz konusu olmasa bile Yüce Allah"ın tabiatı yaratırken kurduğu kuralların bütününden oluşan ilâhi sünnet gereği afetler, musibetler, felaketler olabilmektedir.
Depreme yaklaşımlarla ilgili olarak üzerinde durmak istediğimiz bir başka husus da şu: Amerikan emperyalizminin dünya üzerinde saltanat kurma ve tüm dünyayı hâkimiyeti altına alma çabalarının önemli bir cephesini de psikolojik savaş oluşturmaktadır. Bu savaş kapsamında zaman zaman piyasaya oldukça ilginç iddialar sürülüyor. Bu iddialar arasında depremlerle ilgili olanlar da var. Tabii bu iddialar resmi ağızlarla değil ama medya vasıtasıyla tüm kamuoyuna yayılıyor.
Bengal Körfezi"nin merkezinde meydana gelen yer kabuğu patlamasının doğurduğu deprem ve dalga yükselmesi felaketinin ardından bu işin içinde ABD"nin teknolojik araştırmalarının ve denemelerinin olduğu iddiaları gündeme taşınmaya başlandı. ABD"nin, geliştirdiği teknolojilerle tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltmayı başarabildiği iddiaları birtakım medya kaynaklarında dile getirildi. Buna benzer iddialar Marmara depremi sonrasında benim de bayağı ilgimi çekmişti. Konuyla ilgili birçok yazı okudum. Ama ABD"nin psikolojik savaş metotlarıyla ilgili muhtelif bilgileri de nazarı itibara aldığımda bu iddiaların dünya kamuoyunda bir "Amerikan tabusu" oluşturma çabalarının parçası olduğu kanaatine vardım.
Medyatik faaliyetlerle ABD"nin adeta eski cahil toplumların isimlendirmesiyle bir "yer tanrısı" haline getirilmesine ve bütün insanlığın zalim de olsa ona teslim olmaya zorlanmasına çalışılıyor. Öyle ki birçok Müslümanın bile sözünü ettiğimiz psikolojik savaş metotlarından ve o çerçevede yapılan yayınlardan etkilenerek Amerika"yı tam anlamıyla tabu haline getirdiğini görüyoruz. Bu yaklaşım ise insanları ABD önünde teslimiyetçi hale getiriyor. Böyle düşünenler bu teslimiyetçi felsefeye göre geliştirilen politikaları mazur ve haklı göstermekte zorluk çekmiyorlar.
Bizim önce kafalardaki Amerikan tabusunu yıkmaya ihtiyacımız var. Bugün Amerikan emperyalizmi insanlığa adeta, "Ey ileri gelenler! Ben sizin benden başka ilahınız olduğunu bilmiyorum." (Kasas, 28/38) diyen Firavun gibi bir mesaj vermeye, dolayısıyla el altından yürüttüğü propaganda ile kafalarda böyle bir düşünce alt yapısı oluşturmaya çalışmaktadır.


Not : Tsunami'ye sebebolan depremden sonra yapılmaya başlanan iyice ilk bakışta bilinir duruma gelmiş olan bilinçli veya bilinçsiz Abd destekli teori(!!?)ler üzerine yazılmış açıklayıcı bir yazı.

01-04-2008 05:14 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS