Şuanki Zaman: 09-09-2008, 01:34 AM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



DİE kime hizmet ediyor ?
Yazar Mesaj
Saburov
Ağzı var, konuşuyor
**


Mesajlar: 26
Grup: Registered
Katılım: Dec 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
DİE kime hizmet ediyor ?

Son günlerde bazı tekelci medya kuruluşları tarafından manşetlere taşınan "Büyümede Dünya Rekoru", "Çin'i Bile Solladık", Türkiye Kabına Sığmıyor" vb. haberler neye hizmet hizmet etmektedir. Türkiye'de herşey'in yolunda gittiği, ekonominin tavan yaptığı gibi yorumlarla yeni bir ekonomik krizin kapımızın eşiğinde olduğu neden gizlenmeye çalışılıyor? Bu ekonomik durumun gizlenmesi kimlerin çıkarlarına hizmet ediyor ve Devlet İstatistik Enstitüsü bu siyasi oyuna neden ve nasıl alet olmaktadır?
Aylar öncesinden büyüme oranlarının %9 düzeyinde gerçekleştiği bilinmesine rağmen neden bu yeni bir şeymiş gibi gazete manşetlerine taşındı? Yoksa Doğan Medya grubu düşüşte olan borsada kaybettiklerini geri kazanma çabasında mı? Tabi ki evet, ama tek neden bu değil elbette. Büyüme rakamlarında çok büyük değişiklikler olduğunu ve Türkiye'nin bir ok gibi yayından fırladığını sananlar yine yanılacaklar.
Geçmişe dönüp baktığımızda, 1990 yılında Türkiye ekonomisi "cari fiyatlarla" %40,6 büyümüştür. Hatta "sabit fiyatlarla" GSYİH'daki büyüme %9,3 olmuş ve 2004 yılını bile "sollamıştır". Üstelik son onbeş yıl içinde "ekonomik büyüme" altı kez %8'ler düzeyinde gerçekleşmiştir. Ancak AKP hükümeti için de, holding sahibi "medya" için de "pembe haberler"e ihtiyaç duyulduğundan GSYİH verileri değil, GSMH verileri öne çıkarılmıştır. Böyle olunca da "39 yıllık rekor" manşetleri atılabilmiştir.
"39 yıllık rekor" manşetleri atılabilmesi için GSYİH verilerinde "revizyon"a gidilmiştir. Veriler, özel olarak tarım verileri, birden bire eksilerden artılara geçivermiştir. Bunun GSYİH ve GSMH sayılarını şişirdiğini, dolayısıyla pek çok kişinin bundan şüphe duyacağını bildikleri için de, DİE tarihinde "yeni bir ilke imza atılmış" 1987 fiyat endeksinin yerine 1998 fiyat endeksi kullanılmıştır. Ancak DİE'nin yaptığı yayınların hiç birinde böyle bir uygulamaya geçtiğine ilişkin tek bir sözcük bile bulunmamaktadır.
Tarım verilerini şişirebilmek için de, bir yandan "revizyona" gidilmiş, diğer yandan sayılar büyütülmüştür. Hatta bunlarla yetinilmemiş, yapılan "revizyonlar"ın tartışma konusu olmaması için tarım sektörü için özel bir bölüm oluşturulmuştur. Ve bu da DİE tarihinde "ilk"tir.
Böylece GSYİH %8,1 büyümeden %8,9'a, GSMH ise %8,9'dan %9,9'a yükseltilmiştir. Aksi halde GSYİH ve GSMH artışları 1990 yılının gerisinde kalmış olacağı gibi, hiç kimse "39 yıllık rekor" türünden manşetler atamayacak, Çin'i geçmiş olmakla da övünülemeyecektir. Ama Tayyip Erdoğan'ın "ılımlı islamcı" hükümetinin yeni başarılara ihtiyacı olduğundan, DİE hemen devreye girmiştir.
Doğal olarak bu verilerle oynamalar ("iktisat" dilinde "revizyon") "kişi başına düşen gelir"de ("milli gelir") de benzer sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Cari fiyatlarla "milli gelir" 4.172 dolar olarak ilan edilmiş olmasına karşın, ilk verilere göre 4.145 dolar görünmektedir. Sabit fiyatlarla "milli gelir"deki büyüme oranı ise %7,3 olarak ilan edilmişken, ilk verilere göre %6,5 görünmektedir. Bu durumda "milli gelir" büyüme oranı 1990 (%6,8) ve 1997 (%8,7) yıllarının gerisinde kalmaktadır. Cari fiyatlarla TL olarak "milli gelir"de görülen revize edilmiş büyüme oranı (%17,9) bile tüm dönemlerin gerisinde kalmıştır. Dolar olarak ise 1990, 1995, 2002 ve 2003 yıllarının gerisindedir.
Tüm bu istatistiksel oynamalar ("revizyonlar") ve "medya" manipülasyonlarının ötesinde daha da önemli olan, TL'nin "kısa vadeli sermaye girişleri" ("sıcak para") ile aşırı değerlenmiş olmasıdır. TL'nin dolar karşısında ortalama %35 değerlendiği gözönüne alındığında, cari fiyatlarla GSMH 195 milyar dolar olmaktadır. Nitekim Hazine Müsteşarlığı'nın "ülkemiz verileri ile IMF uzmanlarının yaptığı tahminler"i kaynak olarak gösterdiği verilere göre, 2004 yılı GSMH'sı 201,3 milyar dolardır. Bunun anlamı da, ekonomik büyümenin 2000 yılındaki seviyeye, yani Şubat krizi öncesindeki seviyeye ancak ulaşabildiğidir.
GSMH ve GSYİH'da görülen büyümenin temelinde ise, artan ithalat ve bu ithalatla birlikte büyüyen re-exporttur (yeniden ihracat).
Türkiye AKP yönetiminde, sözcüğün tam anlamıyla re-export ekonomisine dönüşmüştür. Bu re-export ekonomiden "nemalananlar" ise, "ticaret erbabı" ve re-exportçu "sanayiciler"dir.
Öte yandan AKP hükümet olduğunda 130 milyar dolar olan dış borçlar 2004 sonunda 161 milyar dolara çıkmıştır. İç borçlar ise 92 milyar dolardan 167 milyar dolara yükselmiştir. İç borçlar için ödenen yıllık faiz tutarı 38 milyar dolardır. Bu iç borç faiz ödemeleri de, şeriatçıların çok sevdikleri "rantiye" kesimini beslemektedir. Tayyip Erdoğan ve onun hükümetinin egemenliği sona ermek üzeredir. AKP'nin fişi çekilmiştir. "Ilımlı islam"ın re-exportçularının ve "islami rantiyeciler"in doyurulabilmesi için, daha çok verilmesi gerekmektedir. Öte yandan geleneksel "rantiye" kesimi ve ticaret burjuvazisi de kendi paylarının büyümesini istemektedirler. Ekonominin ise bu istekleri karşılayabilecek bir genişliği ve derinliği yoktur. Böyle olunca AKP hükümetinin tüm iç çelişkileri birer birer su yüzüne çıkmaktadır. İşin siyasi boyutu da budur. İç çelişkileri oldukça keskinleşen AKP hükümeti "herşey yolunda gidiyor" mesajları vermeye çalışmaktadır. Bu görevi Devlet İstatistik Enstitüsü ve Aydın Doğan Medya grubu üstlenmiş ve adeta AKP'nin kurtarıcısı rolünü üstlenmiştir. Bugün aklı başında herkesin bildiği gibi, Türkiye ekonomisi tümüyle ithalata bağımlı hale gelmiştir. İhracat bile ithalatın bir yan ürünü olmuştur. Enflasyondaki düşüşten kredi kartları enflasyonuna, borsadan hazine bonosu faizlerine kadar herşey, ithalata ve ithalatın sürdürülebilirliğine bağlanmıştır. Öyle ki TL ile YTL'nin bir yıl süresince piyasalarda birlikte varlığının getirmiş olduğu emisyon miktarı artışının ağır enflasyonist sonuçları bile "dış alem"e bağlıdır.
Böyle bir ortamda istatistik verilerle oynayarak "pembe tablolar" sunmak, ekonomik, toplumsal ve siyasal dinamiklerin yönünü tersine çevirmeyecektir. Güneşin balçıkla sıvanmayacığının bu hükümet de, DİE de, bu halk da bilmektedir.

01-10-2008 09:40 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS