11 mayıs cuma 4. gün
Hala 36 gün var.
ve hala umut var.
ama az.
kıçımın üzerine oturmama da 36 gün kalmış oluyor böylece.
kendime çoban tutmayı düşünüyorum. güdülmeye ihtiyacı olan biri olmadım hiç bir zaman. hatta içten yanmalı, gayet kendi enerjisini kendi üreten bir organizma oldum. ol nedenle erke dönergeci belkim yalan bir hikaye ama insanların bir çoğu için kendi kendine enerji verme hadisesi mümkün (ne dediğimi bilmiyorum.)
neyse, kişiliğim bölünme sınırında. başımda durup, benim yerime işlerimi görecek, bana moral verecek ve aynı zamanda zebani gibi zulm edip ders çalışmamı sağlayacak birine bölünmeyi düşünüyorum. ne zaman kristal bir deniz altıya girmek istesem, yanıma kendimden başka birini almayı düşünmem. yalnızlığın olmadığı tek yer bana göre kendi başıma olduğum yer. senin beklentini senden iyi kim karşılar allah aşkına? narsist değilim vallahi de billahi de. mümkünse de kendi suretimi 300 yıl kadar görmeyeyim.
yüzüm demişken, geçen bir arkadaş cilt tahlili yaptırmaya gitti. ben de peşi sıra. neyse bu 1 saat cilt uzmanıyla konuştu. ben de sessiz sessiz durdum. bir cihaza girdi. cildinin durumuna falan baktılar. ben de son dakikada, o ana kadar arkadaşıma olumsuz hiç bir gaz vermemiş ve ürün almasına engel olmamış biri olarak (yok genelde karışmam, alacak olan o, kazık yemiyorsa ne karışacam.) "bana da bakar mısınız" dedim. baktılar. eski körüklü fotoğraf makinaları gibi bir aletin içine kafamı soktum. cilt uzmanı ile gözgöze geldim, kafamı soktuğum kutunun karşısından o da bana bakıyordu. aşağıda kendinizi görebilirsiniz dedi. bir an boş bulunup gözümü aşağı kaydırdım. hakkaten o bir körüklü fotoğraf makinasıymış. içinde bir ayna var. ama ben mosmorum. sanki kalp krizi sonucu hakkın rahmetine kavuşmuşum da maykıl caksın thriller'ı söyleyince ayılmışım gibi. korkunç bir görüntü. neyse bişi yokmuş cildimde. bişi olmayan hali buysa...
neyse, işte az kaldı kişiliği bölecem ikiye. artık kendi kendime konuşup uyumadan 30 gün geçirdikten sonra, kalan 6 günde de iki parçayı yeniden tek parça haline getirip, sınava girmem gerekiyor.
bozmak kolay, yapmak zor derler. ama birleştirmek bir yapım reaksiyonudur.
neyse.
kapatın beni bir odaya. arada sadece su verin. kitaplarım ve ben.
o kadar. başka bir şey istemiyorum.
cumartesi: 01:03 --> kimya ve biyolojiden 5. konuya kadar geldiğimi gördüm. kimyanın yarısı demek bu. biyolojinin de 1/3ü. fizik için haftaya 4 gün ders verecek bir hoca bulduk. matematik ve geometri benim işim zaten. türkçede sorunum olursa yani 1 yanlışım falan çıkarsa kendime yapacaklarımdan kimse kendimi kurtaramaz. haftaya 4 gün iznimi televizyonun, internetin olmadığı güzel bir sahil kasabasında çalışarak geçirecem. geriye kalıyor 4 hafta. ve yıllık iznimden 12 gün. onları da haftada 2 gün işe gidip 3 gün izin alarak harcamak istiyorum. kısmet. olacak.