"Ancak tükenmişsek artık, acı çekme yetimizin sonuna değin acı çekmişsek ve yaşamın bütününü, kor gibi yakan bir yara olarak duyumsuyorsak, eger çaresizlik soluyorsak ve umutsuzlugun ölümlerini ölmüşsek okumalıyız Dostoyevski'yi... Tükenmişlikten ötürü yapayalnız kalmışsak ve yaşama felce ugramışçasına bakıyorsak, o yaşamı artık vahşi, güzel acımasızlığıyla kavrayamıyorsak ve ondan artık hiçbir şey almak istemiyorsak, bu korkunç ve görkemli yazarın müzigine açığız demektir... Ancak o zaman onun korkutucu ve çoğu zaman da cehennemden farksız dünyasının olağanüztü anlamını yaşayabiliriz... "