Şuanki Zaman: 09-08-2008, 10:56 PM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



jones p:n
Yazar Mesaj
clémentine
Ağzı var, konuşuyor
**


Mesajlar: 25
Grup: Registered
Katılım: Dec 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
jones p:n


film:
*arizona dream: iyiki böyle filmler var. yoksa abuk subuk rüya görünce daha tedirgin olabilirdi insanoğlu. en azından şimdi yalnız hissetmiyor bazılarımız. greace'in akordionla çaldığı şarkı her neyse (gypsy reggae olduğu konusunda iddialar varsa da, bulduğum tek gypsy reggae'nin 1.55" - 2.05" arasına zor bela benzetebildiğimden inanamadım. melodi burada, bilen varsa ne olduğunu söylerse memnun olurum. yada gerçekten gypsy reggea ise bu, bu formda bir gypsy reggae bulabilir miyim?

little children (tutku oyunları): bu film vizyonda hangi isimle oynadı bilmiyorum. ben kanal d sinema bişeysinin vcd'sinden izledim. filmlere isim veren şebekenin son icraatıdır diyorum geçiyorum. sonunu sevmedim. bazı yerlerde desperate housewives benzetmesi yapmışlar. benzeyebilirdi; eğer filmin sonundaki "doğru yolu bulun kardeşim" mesajı daha trajik verilseydi. ne bileyim biri ölseydi, yada biri ciddi bir dumur yaşasaydı. ayrıca kadına yüklenen annelik ve erkeğe yüklenen "her gördüğü kelebeğin peşinden bakakalan kedi" anlamına sinir oldum. kadınlara da erkeklere de bulaşılmamasını istiyorum. aslında mutsuzlara bulaşmayın bırakın onlar kendi mutsuzluklarına çare arasınlar, bulurlarsa da yaşasınlar. ellemeyin. daha yazacaklarım var ama sonunu açık etmiş olabilirim diye yazmıyorum.
amores perros: diyecek pek bişiyim yok. müzikleri şahane, oyuncuları da. ama türkçe izlenmemeli. mümkünse hiç bir film başka dilde izlenmemeli. olmuyor.

before sunrise/before sunset/tape: alt yazı bulduğumda izlenecek waking life ile seriyi tamamlamış olacağım. richard linklater, her zaman herşeyim. diğer sevdiğim yönetmenler rüyalarımı yansıtıyorsa, bu adam da uyanık halimi yansıtıyor. gerçek misiniz diye sormak istiyorum arada.

kitap:
efrasiyabın hikayeleri: ihsan oktay anar'ı severek okuyorum. puslu kıtalar atlasından beri bu böyle. böyle de bu kitabındaki "Ölüm" karakteri kadar yavan bir karakterine rastlamadım ben bu adamın. hani Ölümdür dedim böyle konuşur belki dedim, çok ciddi ve çok köşelidir dedim ama olmadı. Ölüm, Cezzar Dede'ye beni hafife alıyorsun diye sık sık sitem ediyor. Eğer Ölüm ciddi, hayat hafifse, Cezzar Dede'nin kendisini hafife almasını neden bu kadar yadırgıyor anlamadım. Zira Ölüm'ün penceresinden bakınca bana kaale alınacak hiç birşey ve hiç bir davranış yokmuş gibi geliyor. Nasılsa bir gün herkese ve herşeye uğrayıp, onlara "ölüm"ü taddıracak, zaman dersen herkesten çok var. Derdin ne o zaman? Yine de İHA'nın kaleminden sual olunmaz diyor okuyoruz. Ama bir Puslu Kıtalar Atlası bir Amat değil. Aslında hiç biri Puslu Kıtalar Atlası değil.
müzik: yaptığım şeye kılıf aramıyorum. depresif şarkılar ve çingene müzikleri arasında zikzak dokuyan bir ruhum olduğunu biliyorum. kardeşimin teorisi, ona göre abuk subuk şeyleri dinlememin ve izlememin ve okumamın nedeni farklı olmaya çalışmam, normal kabul edilen şeylerden uzak durarak kendimi farklı bir yere koymak istemem. bunu yaparak giderek normallikten çıktığım için, uzun zamandır fasit bir dairenin içinde koşturan deney faresinden farkım yok ona göre. ama bilmediği gerçekler var. mesela, çok çok çok canım sıkkın olduğunda türkçe-pop denilen şu ne üdüğü belirsiz genelinin ritmi sağdan soldan çırpma şarkıları dinlediğimden bi haber. mesela süreki o şarkı buradan bu şarkı buradan arak diyerek ahkam kesmemin nedeninin, başkalarından aldığım duyumlart olduğunu düşünürken de yanılıyor. bizzat test ediyorum oysaki.

şu sıra favorim; önce aşkın namusunu kurtarıp sonra aşka ihanet edercesine satan bir şarkı. ritmi? tabii ki araklanmış (ya da esinlenmiş mi diyeyim?)

bugün normal depresif halime dönebilmek için bir kaç doz gripin ve bir kaç doz mor ve ötesi dinledim. üzerine björk ve tori amos çektim. iş çıkışına doğru kulaklığımı çıkarırken en son massive attack-angel çalıyordu. allahtan alkol almıyorum. tez zamanda zıvanadan çıkmam mümkündü.

yarın da duman günlerime geri dönecem.

neyse budur.

e.n.: hımm... toparlıyoruz.

01-03-2008 03:19 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS