Malatya'dakİ Zirve Yayınevi'ne baskın yaparak, misyonerlik yaptıkları gerekçesiyle 3 Hristiyan'ı katleden sanıkların yargılandıkları davada mağdur avukatları öldürülen Necati Aydın'ın eşi Şemse Aydın'a gönderilen bir ihbar mektubunu gündeme getirdi. Avukatlar, Ali Arslan imzalı mektupta, iki Jandarma subayı ile bir İlahiyat Fakültesi öğretim üyesinin sanık Emre Günaydın'ı azmettirdiği iddiasına yer verildiğini ve bu mektubun savcılığa iletildiğini belirttiler.
Avukatların “ihbar mektubuna ilişkin nasıl bir işlem yapıldığı” sorusu üzerine, duruşma savcısı ihbar mektubunda ismi geçen üç kişiden ikisinin asker olması nedeniyle mektubun Malatya 2. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'na gönderildiğini belirtti. Savcı, dosyanın askeri savcılğa göndermesinin Yargıtay'ın verdiği bir emsal karara dayandığını belirtti. Savcının esas numarasını verdiği bu davanın Şemdinli davası olduğu öğrenildi.
Mahkeme bunun üzerine askeri savcılıktan Jandarma subaylarıyla ilgili soruşturmanın sonucunun sorulmasına karar verdi.
Bu arada, mağdur avukatlarının kullandıkları 3 ayrı elektronik posta adresinin duruşmanın yapıldığı saatlerde engellendiği ortaya çıktı. Adreslere girmeye çalışan avukatlar, “Mahkeme kararıyla engellenmiştir” yazısıyla karşılaştı. Duruşmadan önce basına açıklanmayan bu elektronik postalar üzerinden yapılan bazı yazışmaların sızması kuşkulara yol açmıştı.
Yürek yakan sözler
Önceki günkü duruşmaya katliamda öldürülen Tilmann Ekkehart'ın eşi Susanna Ekkehart da katıldı. Katledilen Hıristiyanlardan Necati Aydın'ın eşi Şemse Aydın'ın mahkemedeki sözleri ise yürekleri yaktı: “Eşimin öldürülmesinden sonra çocuklarım 'Hıristiyan olduğumuz için biz de öldürülecek miyiz anne?' diye soruyorlar.”