Şuanki Zaman: 10-15-2008, 02:00 AM
Merhaba, Ziyaretçi! (Oturum Aç -€” Kayıt Ol)
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



requiem for a "moment"
Yazar Mesaj
clémentine
Ağzı var, konuşuyor
**


Mesajlar: 25
Grup: Registered
Katılım: Dec 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Mesaj: #1
requiem for a "moment"

moment: kuvvetin döndürme etkisi. kuvvetin döndürme noktasına olan dik uzaklığın, kuvvetin büyüklüğü ile çarpımından elge edilir. birimi newton.metre'dir.

!) Cumartesi günü ilk kez Seka Park'a gittim. E.'yi ayağının tozu ile dershaneye, orada fizik dersine soktuktan sonra, 250 gram lokma tatlısına kandırıp Seka Parka götürdüm. Ben fotoğraf çekeyim diye yapmışlar orayı. Biz öyle iğrenç iki insanız ki, oradaki eski F4 uçağını moment çalışmak için kullandık. Yetmedi. Ben ancak sığabildiğim bir salıncak bulmanın sevinciyle, deli gibi sallanırken, delikanlılığa sığmaz diyerek sallanmayan ancak beni kıskandığı için de durdurmak isteyen E., hangi fizik kuralına göre sallanabildiğimi anlatmaya başladı. Sallanmaya devam ediyordum o sırada ama konu ilginç gelince durdum. Kesecem arkadaşlığı, fazla zeki beni hemen kandırıyor.

') Pazar günü seçimde görevliydim. İstemedim. Geçen seçim adımızı yazdırdık ya, kahrolayım. Neyse. E. ile ona da gittik. Benden çok ona eğlence çıktı. Zira o tırnağına boya damladı diye şikayet eden herkese "benim suçum ne ellerime bakın" diyerek, iğrenç renkteki ellerimi gösteriyordum. Ben sandık başkanı olsam o seçimin gidişatı değişirdi. Zaten milleti düzene sokana kadar da bitiremezdim seçimi. Kimliğini evde unuttuğu için, kimliğini unutmamış kızını göstererek "ee biz benziyoz anlamıyonuz mu ana-kızız işte, neden oy kullanmayacam" diyen teyzeden sonra karar verdim ki; ilkokul 1. sınıftan itibaren vatandaşlık dersi verilmeli. Kanun yönetmelik, yol yordam adabı muaş... (şimdi çıkacak bir imla kılavuzu bişi diyecek zaten sinirliyim. neyse işte o kelime anladınız siz.) dersleri verilecek. Lise son sınıfa kadar. Yetmedi. Liseden sonra da her 5 yılda bir tekrar eğitime alınacak herkes. Üst yaş sınırı da yok üstelik. Vatandaşlık Bilinci büroları kurulacak.

Yani bunu 2 seçimde görev aldım da ondan diyorum sanmayın. Ben çocuk yaşta yaban ellere düştüm, devlet memuru oldum. Üstelik eğitimcilerle çalışıyorum. Onlar bile çileden çıkarabiliyor insanı. Hem vatandaş için de iyi. Böylece benim gibi cins ötesi memurların haytalıklarına katlanmaz, hakkını hukukunu bilir, hem de zaten ne yapacağını bildiği için yanlışa düşüp memur milletinin elinde sürünmez. Ama bu da gelmez bize ya. Ortalık kanun maddesi profesörleriyle dolar. En güzeli ne biliyor musunuz? Çobanlık. Mis gibi dağlar... Dağlardaki serin pınarlar. Emekli olmadan hayalim çoban olmak. Ama bunu öyle ortalık yerde söylemiyorum. Tutar da dua gibi olur, tutacağı tutar. Çoban olurum ama olmadan önce yaşayacaklarımdan korkarım. Tırsağım ben.

^) Pazartesinin nasıl geçtiğinden pek haberim yok. Keyfim hala bozuk. Dünün üzerine bir de kendime olan kızgınlığım eklendi. Sırf vicdanım rahat etsin, rüyamda görmeyeyim diye gece 2'ye kadar test çözdüm. Yine rüyamda alakasız konular arasında test gördüm.

+) Bugün, sabah Yahya Kaptan'a gidiyordum. Bir otobüse bindim. Elimde dergim vardı. Okuyorum. 3-5 kişiydik otobüste zaten. Binenlerden biri bilmediği bir yerde ineceğini söyledi ve şoförden indirmesini rica etti. Gördüğüm en enteresan şoför, ne demek görevim dedi. Ama unuttu. Çünkü o sırada kapı girişinde oturan abiyle yeni açılan tiyatro sezonunu konuşuyordu. Sonra bayan hatırlattı, "özür dilerim daldım unuttum. ama bunun bedelini arkadaşlarım ve ben ödeyeceğiz, yolumuzu değiştireceğiz" dedi ve bize dönüp "arkadaşlar bir mahsuru var mı?" dedi. Bismillah!

Şimdi benim babam uzun yol şoförü. Benim çocukluğum TIR tepelerinde geçti. Hatta başka arabamız olmadığı için her yere TIR kafasıyla giderdik. Sonra dedem de şoför. İ.'deki ilk MAN kamyon onun (sanırım MAN'ın kendi lastiğini içerden şişirebilen bir modeli). Amcamlar da soförlük yaptı. Bir amcam hala uluslararası çalışıyor. O ve babam ayrıca uzun yıllar iyi firmalarda yolcu taşımacılığı yaptılar, türkiyenin yarısını dolaştılar. İşlerinde başarılı, yolcuya saygılı insanlardır. Şoförlerle ilgili genellemelerin aslında abartılı olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim, ailem ve arkadaşları sayesinde.

Ama bu abi, bizimkileri geçti. Bu abi... Bilmiyorum. Bugün eğlendirdi beni. "Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz" lafını hatırlattı. O yüzden, bu şoförse zaten öyledir, bu üniversiteliyse zaten böyledir dememek lazım. Kimin ne olduğu, konuşmadan pek anlaşılmıyor. Anı diye anlattım. Hayat dersi çıkaracak değilim.

%) Erkeklerde bir model-seri numarası hastalığı var. Mesela babam arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde arabalardan bahseder. Aslında babam genelde arabalardan bahseder. Benim arkadaşlarımla da arabalardan konuşur. Bilgisayarı arabalara bakmak için kullanır. Fotoğraf makinası, digital kamera ve cep telefonu kullanmasındaki temel amaç da yine arabalara ulaşmaktır. Benzer bir şey, fotoğrafçı arkadaşlarda da var. Tamam marka modeli bilin bişi demiyorum da. Seri numarasının sonuna kadar sayıyorsunuz da noluyor? Sürekli araştırma, karşılaştırma, sürekli bir alıcı olma durumu.... Azıcık da keyfini çıkarın şu aletlerin yahu?

&)İşten geliyorum. Kıyafetlerle oturuyorum. Yemek yiyorum. Ders çalışıyorum. Bıraksalar onlarla yatacam zaten. Çünkü yorgunum. Günler yetmiyor artık. Bugün 30 saate çıkarılmasını ve bana her gün beyin takviyesinde bulunulmasını istedim. Yetmiyor benim kafam bu işlere.

/)İngiliz filmleri indirdim. İzledim. Başka yere yazıyorum. Ama buraya da belgeleme açısından not düşeyim. Atonement, Pride and Prejudice, Bridget Jones's Diary (I-II), Death at a Funeral veeeee In My Father's Den. En çok onu beğendim. Beklediğime değdi. Gerçi o İngiliz filmi değil. Avustralya sanırım. Neyse başka yere yazacaz.

)) Elimde 2 konu anlatımlı, 2 soru bankası Fizik kitabı var. Ben bu kitaplardan 3ündeki Fizik sorularını çözmüşüm geçen Haziranda. Evet, evet. Haziran. Sınava 15 gün kala falandı işte tırmalıyordum. Şimdi o soruları çözemiyorum. Moment sorularını çözemiyorum. Ya ben gerizekalıyım. Yada ben gerizekalıyım. Alternatifi yok. Bugün berbat bir fizik dersi geçirince anladım. E. defalarca moment anlattı bana. Evet bir nesneye bakınca nerden döner, niye döner vs. biliyorum. Dengeyi, salınımı, kütlenin korunumunu. Bilmediğimse, günlük hayatta görüp tanıdığım bu kuralları neden kağıttaki sorularda tanıyamadığım. Neyse, eğer 4 ay önce yaptıysam şimdi de yaparım.

Velhasılı. Bitse de herkes kurtulsa. Kendimi geçtim artık.

Aklıma gelen son çare Feynman'ın ruhunu çağırıp, bana fizik dersi vermesini sağlamak. Bak yine aklıma geldi. Bir insan bir şeyi severse öğrenir derler ya, bir şeyi bu akdar severken anlayamamanın tek izahı var. Ben gerizekalıyım.

=) Teröre karşı yapılan eylemlerin suyu çıktı bile. Kimse alınmasın gücenmesin ama, beyoğlu tramvayı gibi, bir caddede bir ileri bir geri sürekli yürüyüp slogan atmanın kime ne faydası var? Şehitlerin ailelerine bir katkıları olduğunu sanmıyorum. İnsanları mutlu ettiğini de sanmıyorum çünkü toplam 20-25 kişiler, insanlar orada olmak istese olurdu. Mesela geçen gün üniversitenin düzenlediği vardı. O katılımcılar bir kere geçtiler ama tam geçtiler. Bugün sağda solda, "ya daha önce de şehit verdik neden şimdi bu kadar tantana" sözlerini duydum. Yolda yürürken dahil olmak üzere. Suyu çıkacak demiştim. Ama bu kadar kısa süreceğini bilemedim. Önümüz 29 Ekim, o gün güzel şeyler olur yapılır. Fazla ortalığı germenin de anlamı yok bence. Derli toplu gösteriler dışındaki bu beyoğlu tramvaylarını birileri engellese güzel olacak. (Sakın ama sakın, beyoğlu tramvayı dedim diye, yok efendim vatanını sevmek suç mu? yok efendim sen hangi millettensin, yok efendim sen nasıl konuşuyorsun öyle kime tramvay dedin sözlerine girmeyelim. Bu ülkenin vatandaşıyım, ben de üzgünüm, terörün affedilemez olduğunu ben de düşünüyorum ama tramvayları sevmeme özgürlüğümü de kullanıyorum. Bakın yine dedim.)


böyle işte.

01-03-2008 03:19 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim | tryorum, | En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS