Ustura Kemal Derki : Ümit ASLANBAY'a katılıyorum siz
Sabrımız taşıyor politikası...
En son ne zaman `taşıyordu´ hatırlıyorum da, ondan öncekileri hatırlamak güç. Mesela, Kerkük´e girildiğinde, tapu ve kimlik kayıtları yakıldığında, kafamıza çuval geçirildiğinde de `sabrımız taşıyordu´, sonra taşmadı. Bir keresinde de Felluce´de camiler kurşunlandığında, insanlar çoluk çocuk demeden katlediğinde de `taşıyor, taşmak üzereydi´, üstelik bunu herkeslere duyurduk, seslerini hiç çıkarmamalarını `sabrımızın taşmasından korktuklarını´ yorduk, bu yüzden taşırmadık, sanıyorum devam ettiler.
Bu yüzden, bu kez şimdi sahiden taşmak üzere.
Bakın essahtan söylüyoruz ha!..
Taştı, taşacak...
Sabır ve taşması politikası son derece efektif, içerde sonuç alıcı. Ancak dışarıya karşı ise bazı sorunları var; kaale alınmamak gibi... Üstelik her iki ayda bir taşacak gibi olur ve taşamazsa...
Gerçi doğrudan demiyorlar ama bunu ima ediyorlar:
O halde geriye şu kalıyor:
-Taşsa ne yazar?
Sahi ne yazar; Ümit Özdağ´ın alternatiflerinden yola çıkarak cevap arayalım:
-Irak´taki seçimleri gayri meşru ilan edebilir mi?
-Hayır
-ABD ile ikili anlaşmaları askıya alabilir mi?
-Hayır
-AB sürecinden kopmayı, gerekirse onunla da geçici de olsa bir ayrılığı göze alabilir mi?
-Hayır
-Habur sınır kapısını kapatabilir mi?
-Hayır
-Türkiye´de faaliyet gösteren Irak-ABD-Kürt, bazılarına Türklerin de entegre olduğu şirketlere mani olabilir, faaliyetlerini durdurabilir mi?
-Hayır
-Türkmenlere askeri yardım yapabilir mi?
-Hayır
-ABD´nin politikasını değiştirme ya da etkileme şansı veya buna gücü var mı?
-Hayır
Bütün bu durumları Barzani-Talabani, ABD, AB, Birleşmiş birleşmemiş bütün milletler biliyor ve tahlil edebiliyor mu?
-Evet
O halde yapacak bir şey yok mu?
İşte bunun cevabı da `hayır´...
Öncelikle şu `bakın sabrımız taşıyor´ işinden vazgeçmek, taşdığını, taşabildiğini göstermek. Yukarıdakilerden bazılarını yapabileceğini, bu iradeye sahip olduğunu ispatlamak. Sonra, ABD´yi, AB´yi etkilemek. Bu ülke işgal edildi, en önemli işbirlikçileri ise elde silah adam öldüren, kayıt yakan, hak hukuk tanımaz aşiret örgütlenmeleri. Türkiye, Kerkük´ü Irak´a bıraktı, Kürt aşiret devletine değil. Üstelik ABD eliyle seçim yapan, demokrasi getirenler de onlar!..
Bizim akrabalarımızmış. Maalesef, bizim akrabalarımız Türkiye ile akraba olduklarını bilmiyorlar, akraba olduklarını da hiç sanmıyorlar, akıllarından da geçirmiyorlar, geçirmeleri de muhtemel değil.
Oysa Türkiye´nin bu durumu anlatacak gücü, ağırlığı ve caydırıcılığı olmalı.