belirli araliklarla konu$mak, payla$mak gereken..bir kerelik ömürleri var ama. ikinci diyalogda "yabancı" kimliklerini kaybedip, "tanıdık" bir kimlige bürünüyorlar. benim de kar$imdakine olmak istedigim bi $ey bu bazen. tamamen önyargısız, en dosttan bile dost, öncesizlik ve sonrasızlık hissi verebiliyor insana. nasil bir mantik suzgecine sahip oldugu da onemli degil. ya da yorum yapip yapmamasi.. sadece dinlesin. ben ki kafamdakileri sorgulamadan, elemeden, oldugu gibi önüme yığdığımda, aralara bula$mı$ lüzumsuz ta$ları ayıklayabilirim. bunun için bir yabancıya mı ihtiyacım var peki? evet bazen. i$te bu yüzden kendimle sık sık anla$amam, i$te bu yuzden kendime yabancıla$tıgımda, kendimi oturtup kar$ıma konu$urum.
genelde yabancılardan ürker insanlar, bense hep yabancılara güvenirim. yabancı olmaktan öteye geçme isteği içinde olmaması sebebiyle zaten, rahatça anlatıp, rahatça dinlerim. hep korkuttular; tamam, belki $eker verse almicam, ama dinlerse de anlaticam..