uzun süredir yazmıyorum. en azından kendim için, kendimle ilgili.. delice şeyler oluyor durmadan ve geçen bunca süreyi dünyevi anlatımlarla ifade etmek epey yetersiz olacak. çocukluğumdan beri peşinden koştuğum gerçeği ayaklarından yakaladım. zaman zaman gerçeğin gördüklerim olamayacağına inanıp, baş aşağı salladım. dökülen ufak tefek pürüzler dışında ortada kalan hala aynı gerçekti. nichols ve druidler her zaman "dünyaya karşı gerçek" düsturunu benimsemişler. onlarla pek çok ortak paydada buluşuyoruz. sorularımdan bazılarının cevabına saklanmışlar. hepsini sobeledim! yanıtlanmamış sorularla da -zira her yanıt başka bir soruyu getiriyor peşisıra-, hala boğuşmaktayım.
artık her şeyden vazgeçmek o kadar kolay ki. çünkü hiçbir şeye o kadar sahip değiliz ki. "aidiyet" hissetmeyi, günübirlik dostlar, günübirlik aşklarla hayatına iliştirmekten yorulmuş çocuklarız. ama bundan bir türlü vazgeçemiyoruz. sonsuza dek stabil kalacak bir şeyi hayatımızda isteyip, sonsuza kadar stabil kalamıyoruz. yüce ikilemlerle dolu bir garip alemdeyiz.
artık her şeyden vazgeçmek o kadar kolay ki. dürüst olmak neden bunca ağır geliyor bu insanlara bir türlü anlamıyoruz biz. yalanlar ağırlaştırıyor bu dünyaları oysa. artık kimse manevi değerler peşinde değil. kimse gerçeğin temiz olduğuna inanmıyor. "gerçekler acıdır" diye dolanan kimseler görüyorum. ve inatla gerçeklerin -aslında- acı olmadığına inanıyorum. eğer gerçek anlayışınız insanların temelde kötü ve aldatıcı oldukları yönündeyse, bu gerçeğin de gerçeği var eminim. bu inanç; gıcık bir polyyanna felsefesinden uzak, hayatında zibilyon kere kandırılmış, aldatılmış ve asla dürüst bir insana denk gelmemiş birinden çıkmaktadır. bütün bunlara rağmen, her şeyden vazgeçmek artık o kadar kolay ki.. artık hayatlarda duramıyorum. mola yerlerimde ikamet edemiyorum. ayrıntılar küçük birer ayrıntı olarak duramıyorlar. büyümeyen tek şey ise huzur. ama inanıyorum. ankara'da bir gece, yalnızca "keep the faith" dinlerken, yanımda bir melek olasılıklardan bahsederken, başarabilme ihtimalimin zor olduğuna o bile inanmışken, yalnızca dileyerek, tanrı'ya en yürekten duamı gözyaşları ve sevgiyle göndererek, nelerin değişebileceğini gördüm. ona bir adım gittiğimde bana koşarak geldiğine tanık oldum.
artık her şeyden vazgeçmek o kadar kolay ki. inancım, sevgim ve hayallerim dışında..